(818 S. K. m. 48, 49) (6762 S. K. m. 56) (743 S. K. m. 4)
Dava: Davacı Aygül ... vekili tarafından, davalı Ahmet ... aleyhine 06.05.1999 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.06.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.3.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil Aygül ... ve vekili ile karşı taraftan davalı vekili geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyizine gelince;
Dava; yayın hakkı davacıya ait olan 16 adet Hitit tabletlerinin, davalı tarafından Hittite and Hurrian Cunciform Tablets from Ortaköy (Çorum), Central Turkey isimli kitapda yayınlanması nedeniyle uğranılan zararların ödettirilmesine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre; davacı Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi olup Çorum/Ortaköy, Tepeler arası Sağılönü mevkiinde yüzey araştırmaları yapmak üzere 1988 yılında Kültür Bakanlığınca görevlendirilmiştir. Önemli ipuçlarının bulunması üzerine anılan Bakanlığın 27.07.1990 gün ve 4902 sayılı yazısıyla davacıya kazı izni verilmiştir. Kazı devam ederken, Bakanlığın 20.06.1991 ve 04.02.1991 tarihli yazıları ile iki kişiye kazı izni verilmiş, davacının başvurusu üzerine Ankara İdare Mahkemesinin 26.05.1992 gün ve 837/494 sayılı kararı ile bu işlemler iptal edilmiştir. Bakanlar Kurulunun 24.08.1992 gün 3409 sayılı kararnamesi ile davacıya arkeolojik kazı izni verilmiştir. Alınan izin uyarınca, kazı sonucu bulunan ve çıkarılan eserler hakkında yayın yapmak sadece izin sahibine aittir. Davacı tarafından kazı çalışmalarına başlanınca bölgede ilanlar yapılmış, buluntuların Müze Müdürlüğüne teslimi istenmiş ve köylülerce bulunan 16 adet çivi yazılı tablet müzeye teslim edilmiştir. Bu arada davalıya, Kültür Bakanlığının 28.07.1992 gün ve 5073 sayılı kararla 1992 yılı içinde, müzeye satın alma yoluyla intikal eden çivi yazılı tabletler üzerinde araştırma yapımı için izin verilmiştir. Bu durumu öğrenen davacı, 02.12.1996 günü iznin iptali için Kültür Bakanlığına başvurmuş ve 16.07.1997 tarih ve 5809 sayılı kararla, davalıya verilen yayım hakkı iptal edilmiştir.
Kazı alanında bulunan 3000 adet Hitit tableti Hitit Arşivini oluşturmuştur. Bu tabletlerin, bir bütün halinde yayınlanması ile Hitit tarihi daha iyi aydınlanacaktır. Bu bütünlük içinde yer alan ve Müze Müdürlüğü tarafından satın alınan 16 adet Hitit Tableti, davalı tarafından yayın izni iptal edildikten sonra 1998 yılında yayınlanmıştır. Kitabın önsözünde, arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğü, bu kitaba konu olan tabletlerin yayın hakkının 1992 yılında alındığı belirtilmiştir. Kitabın baskı tarihi 1998 yılı olup daha önce basıldığına ilişkin somut delil sunulmamıştır. Bu nedenle davalı, yayın izni iptal edildiği ve yayın izni davacıya ait olduğu halde 3000 tabletlik Hitit Arşivinin 16 parçasını yayınlamak suretiyle, davacının ekonomik ve bilimsel alandaki kişilik değerlerine saldırıda bulunmuştur. Bu nedenle BK.nun 48, 49 ve TTK. nun 56 ve devamı maddeleri uyarınca tazminata hükmedilmelidir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda, haksız eylemin niteliği ve ağırlığı, olayın özelliği, tarafların sosyo ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerektiğinden hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Ayrıca, dava konusu kitabın yayınlanması nedeniyle TTK. nun 58. maddesi uyarınca, haksız rekabet sonucu davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında maddi tazminat talep edildiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek maddi tazminata da hükmolunması gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.01.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy