(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Osman Ak vekili tarafından, davalılar Doğan ... ve diğerleri aleyhine 9.11.1999 gününde verilen dilekçe yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece 1.500.000.000 lira manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline dair verilen 17.7.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız incelenmesi davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29.3.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Ş. ... le karşı taraftan davacı vekili Avukat Mehmet ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı H... gazetesinin 7.6.1999 tarihli sayısında yayınlanan Telekulakçının bir Çiftliği var başlıklı yayında emniyet görevlisi olmasına rağmen sosyo-ekonomik durumu ile bağdaşmayacak şekilde lüks ve pahalı bir mala sahip olduğu ve yasadışı gelirinin olduğu ima edilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan, manevi tazminat isteminde bulunmuş yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu yayın incelendiğinde davacının telekulak olayı olarak basına yansıyan ve kamuoyunun gündemini uzun süre meşgul eden izinsiz olarak birçok üst düzey yöneticinin telefonlarının dinlenmesi ile ilgili açıklamaların yer aldığı, davacının bu olaya karışmış olması nedeniyle konu anlatılırken sahip olduğu villadan da söz edilerek kamu görevlisi olan davacının bu şekilde bir villa yapımındaki gelirinin düşündürücü bulunduğu ifade edilmiştir. Davacının dava konusu yayında söz edilen villanın değeri ile ilgili olarak yalan beyanda bulunduğu gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı ve yayın sırasında anılan davanın derdest olduğu dosya içindeki karar örneğinden anlaşılmaktadır. Bu hali ile yayın anında görünürdeki gerçeklik ilkesine uygun yapılmış olup hukuka aykırılık söz konusu olmadığından davanın reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine gör davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy