(2709 S. K. m. 28) (818 S. K. m. 44, 49)
Dava: Davacılar Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve Birleşik Basın Dağıtım A.Ş. vekili Avukat Emel Göçmen tarafından, davalı Star Televizyon Hizmetleri A.Ş. aleyhine 27.10.1999 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı 10 milyar lira manevi tazminat ile hükmün ilanının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece istemin kısmen kabulü ile 2 milyar lira manevi tazminat alınmasına, diğer istemlerin reddine dair verilen 4.7.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.2.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Muhterem İrkin ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Süheyla Şen geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkinidir. Davacılar, davalıya ait televizyon kanalında 10.10.1999 günü 19.30 ana haber bülteninde yayımlanan ... gazeteniz Star satış rekorları kırıp zirveye yerleşince Hürriyet ve Sabah grubunun başlattığı karalama ve engelleme çabaları sürüyor. Starın dağıtımını ve satışını engellemeye çalışan bu grupların dağıtım şirketleri bugün de amaçlarına ulaşamadılar. ... Star'a baskı sürüyor ... satış rekorları kırarak 1 milyon 200 bin rakamına ulaşan ve halkın gönlünde taht kuran Star gazetesi tüm engellemelere rağmen bugün yine okuyucusuna ulaştı. ... halkın gazetesini durdurma çabası ... Bayileri tehdit ederek Star'ı engellemeye çalışanlar bugün yine iş başındaydı. ... Bugün yine halkın haber alma özgürlüğünü ve Türkiye'nin haber alma yayınlama özgürlüğünü ben istersem yaşarsın tehdidiyle engellemeye çalıştılar. ... Serbest rekabet kulvarında Star'ı yenemeyen ve bazı karanlık oyunlara girişenlere gereken cevabı halk verdi. ... Tüm tehditlere ve şantajlara rağmen gazeteniz Star yine Türkiye'nin tercihi oldu. ... Sabıkalı operasyon ... Sabah'a ait Birleşik Basın Dağıtım'la Hürriyet'e ait Yaysat Dağıtım şirketleri bayilere Star'ı satmayın talimatı veriyor. Daha önce Akşam, Güneş ve Vatan gazetelerine yapılan bu sabıkalı operasyonu tekrar etmek istiyor ama başaramıyor. Star okuyucusuyla her gün buluşuyor. Bu arada bu sabıkalı operasyon için... biçimindeki gerçek dışı yayıla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, ticari itibarının ihlal edildiğini belirterek her davacı için ayrı ayrı 5.000.000.000 lira manevi tazminat ve hükmün ilanına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, dava konusu yayında gerçeklerin açıklandığını, davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığını, davacıların davranış ve beyanları ile basın özgürlüğünü kısıtlayıp yok etmeye çalıştıklarını, kendi eylemleriyle sebep oldukları yayınlara katlanmak durumunda olduklarını, gazete satışını davacıların engellemesinin toplumun ilgisini çektiğini, yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğunu, nesnel ölçüler içinde ve düşünce açıklama kapsamında eleştiri yapıldığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davacılar ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, Star gazetesinin dağıtımının davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirildiği, adı geçen gazetenin bayilere birtakım vaatlerde bulunması üzerine dağıtım şirketi tarafından gazetenin bayilere dağıtımının yapılmadığı, bayilere Star gazetesi satmaları halinde bayiliklerinin iptal edileceğinin bildirildiği, bazı bayilerin ticari baskı nedeniyle Star gazetesini satmaktan kaçındıkları, bazı gazete bayilerinin anılan gazeteyi satmaları nedeniyle bayiliklerinin iptal edildiğini bildirdikleri, bu durumun çeşitli illerde noterler tarafından düzenlenen tutanaklarla belirlendiği, bu biçimde gelişen olayların kamuoyuna duyurulması amacıyla yukarıya alınan yayının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamuoyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir. Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanda ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamuoyunun serbestçe oluşumunu sağalar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir. Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Borçlar Yasasının 49. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Borçlar Yasasının 49. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir. Anılan maddeye göre manevi tazminat istenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir. Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basının sorumlu tutulamaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacıların ortağı olduğu dağıtım şirketinin Star gazetesinin dağıtımını yapmaktan vazgeçtiği, anılan gazetenin kendi olanakları ile dağıtım yapmaya başladığı, gazetenin bayilere ulaşmasına ve bayiler tarafından satılmasına dağıtım şirketinin engel olduğu, bu durumun okuyucuya duyurulması amacıyla yapılan yayının eldeki bu davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Haber konusunu oluşturan, bir gazetenin dağıtım ve satışının engellenmesi olgusunun gerçeğe uygun bulunduğu çeşitli illerde düzenlenen noter tutanaklarıyla doğrulanmaktadır. Böylesine güncel bir konunun davalı yayın kuruluşu tarafından ele alınıp yayımlanmasında kamu ve davalının yararı bulunduğu açıktır. Yayın konusu olayın özelliği itibariyle haberin veriliş biçiminde şekle uygunluk ilkesine aykırılık yoktur. Özle biçim arasında denge kurularak yapılan yayının özünde basının yüklendiği görevi açısından amacına ulaştığı, konu ele alınıp açıklanırken kullanılan sözcüklerin ele alınan konunun gereği olması nedeniyle amaç bakımından olduğu kadar araç bakımından da aşırılıktan söz edilemeyeceği ve davaya konu edilen yayında hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği sonucuna varılarak istemin tümden reddine karar verilmek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.02.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Anayasal bir hak olan basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasa'nın 24. ve Borçlar Yasası'nın 49. maddelerinde düzenlenmiştir. Haber verilirken veya eleştiri yapılırken konu ile ifade arasında düşünsel bir bağ olmalı, öz ile biçim arasında bir denge bulunmalıdır. Yazıda; küçültücü, suçlayıcı, incitici sözlerden kaçınılmalı, ilgilisini töhmet altında bırakan ifadeler kullanılmamalıdır. Yazıda, konuyla ilgisi olmayan yersiz ve gereksiz sözler yer almamalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacıların da ortağı olduğu dağıtım şirketleri tarafından gazetelerin dağıtımı yapılırken, davalı tarafından gazete bayilerine gönderilen yazıda, kendi gazetelerinin daha çok satılması halinde prim verileceği, telefon kartı satışı veya seri ilanlar acentesi olabilecekleri, kamyonetlere kadar varan çok değerli armağanları kazanabilecekleri belirtilmiştir. Bu yazı üzerine dağıtım şirketleri tarafından Star Gazetesinin dağıtımı yapılmamış ve olay günü davalının sahibi olduğu televizyon kanalında yapılan yayınlarda; Gazeteniz Star satış rekorları kırıp zirveye yerleşince Hürriyet ve Sabah Grubunun başlattığı karalama ve engelleme çabaları sürüyor. Starın dağıtımını ve satışını engellemeye çalışan bu grupların dağıtım şirketleri bugün de amaçlarına ulaşamadılar. Star'a baskı sürüyor. Halkın gazetesini durdurma çabası. Bayileri tehdit ederek Star'ı engellemeye çalışanlar bugün yine iş başındaydı. Bugün yine halkın haber alma özgürlüğünü ve Türkiye'nin haber alma, yayınlama özgürlüğünü ben istersem yaşarsın tehdidiyle engellemeye çalıştılar. Bazı karanlık oyunlara girişenlere gereken cevabı halk verdi. Tüm tehditlere ve şantajlara rağmen gazeteniz Star yine Türkiye'nin tercihi oldu. Sabıkalı operasyon. denilmiştir. Bu sözlerle haber verme ve eleştiri sınırları aşılmış, kişilik haklarına saldırıda bulunulmuştur. Kullanılan sözcükler de aşırılığa kaçılmış, konunun gereği kullanılması zorunlu olmayan sözcükler söylenmiştir. Haberin veriliş biçiminde özle biçim arasındaki denge bozulmuştur. Hukuka aykırılık mevcut olup taraflar arasında konuyla ilgili ilişkilerde dikkate alınarak BK.nun 44. maddesi uyarınca indirim de yapılmak suretiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy