(743 S. K. m. 917) (1086 S. K. m. 180, 185)
Dava: Davacı, Ekrem vekili Avukat M. S. A. tarafından, davalı Abdülaziz ve diğerleri aleyhine 16.6.1998 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.3.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılardan tapu sicil müdürlüğü tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, yetkisiz vekaletle tapuda işlem yapılmasından doğan zararın tazminine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkeme kararı, davacılar ve davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların zararı, asıl maliklerin açtıkları tapu iptali davası sonucunda, tapunun iptaline dair verilen kararın kesinleştiği 27.5.1997 gününde doğmuştur. Oysa hükme esas alınan raporda, taşınmazın davacılara satıldığı 1992-1993 yıllarındaki değeri esas alınmıştır. Bu nedenle taşınmazın, tapu iptali davasının kesinleştiği tarihteki değeri esas alınarak hüküm kurulmak üzere mahkeme kararı bozulmalıdır.
3- Davalı tapu sicil müdürlüğüne izafeten Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine tarafından süresi içerisinde zamanaşımı savunması ileri sürülmemişse de sonradan 16.2.1999 tarihli dilekçe ile zamanaşımı savunmasında bulunulmuştur. Aynı günlü oturumda davacı taraf Hazine vekilinin itirazlarını kabul etmediğini belirtmekle yetinip zamanaşımı itirazının süresinde yapılmadığına dair açık bir şekilde karşı koymamıştır. Mahkemece 13.4.1999 günlü oturumda bu konuda bir karar verilmemiş, takip eden 20.5.1999 günlü oturumda ise, zamanaşımı savunmasının zamanında yapılmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Hazine vekil 8.11.1999 günlü dilekçeyle bu kararın yerinde olmadığına dair itirazda bulunmuş itiraz dilekçesi davacı vekiline 27.1.2000 günlü oturumda elden verilmiştir. Buna karşılık davacı vekilinin yazılı veya sözlü bir açıklaması olmamıştır.
Davacılar adına bulunan tapu kaydının iptaline ilişkin hüküm 27.5.1997 tarihinde kesinleşmiş, dava 16.6.1998 gününde açılmıştır. Yasada öngörülen 1 (bir) yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Her ne kadar davalı Hazine vekili, 10 günlük yasal süreden sonra zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de davacının açık şekilde savunmanın genişletilmesi itirazı bulunmadığından davalı Hazine hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Buna rağmen mahkemece yazılı gerekçe ile davalı Hazinenin de sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 3 sayılı bentte gösterilen nedenle davalı Hazine yararına 2 sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, davalı Hazine'nin diğer itirazlarının bozma biçimine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 19.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy