(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Ünal ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar B...Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri aleyhine 3.4.1998 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle toplam 7.5 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne ile toplam 1.5 milyar lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 12.7.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili Avukat ..., duruşmasız olarak da davalılar vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27.3.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılardan B...Yayıncılık A.Ş. adına Dinç ..., Battal ... ve Güngör ... adlarına vekilleri Avukat ... geldiler. Öteki davalı Ercan İnan adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, Sabah Gazetesinin 11.6.1997 günlü nüshasında resimli olarak Ünal Beyin marifetleri; ...Genel Müdürü Ünal ... V...bank ve E...bankı beş yılda bir trilyon lira zarara uğrattığı; Ünal Yaltırık tarafından çiftlik gibi kullanılan mağaza tarih oluyor şeklinde manşetten verilen haber ile davalılardan Güngör ... tarafından yazılan Devlet mağaza işletirse başlıklı yazılarda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar cevaplarında, yazıların basının haber verme, eleştiri hakkı sınırları içinde ve gerçek olduğunu; benzer haberlerin diğer basın organlarında da çıktığını savunmuşlardır.
Mahkemece, kişinin suçluluğu kanıtlanmadıkça, yargısız infaz yapılamayacağı, yapılan yayınların eleştiri ve haber sınırları aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Basının görevi, umumi yararlar açısından toplumu ilgilendiren ya da toplumun ilgilenmesi gereken konularda halkı, gerçekleri yansıtmak suretiyle ve objektif bir biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlarla ilgili, eleştiri, yorum ve uyarılarla fertleri düşünmeye sevketmek, bilinçlendirmek kamu görevlilerini harekete geçirmek ve daha önemlisi, kamu gücünü elinde tutanlar üzerinde toplumun denetimine aracı olacaktır. Basın kamu görevi kapsamlı fonksiyonunu hiçbir baskı ve karşı koymaya maruz kalmadan ve çekinmeden yerine getirebilmesi için yasal kaynağı olan bir güce dayanmalıdır ki, bu güç Anayasanın 28. maddesinin öngördüğü basın özgürlüğüdür.
Günümüzde, doktriner görüşler ve yargısal içtihatlar, basın özgürlüğünü ve bu özgürlükten yararlanma hakkını; a- haberde gerçeklik, b- kamu yararı ve toplumsal ilgi, c- güncellik, d- konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlı görmektedir.
Haber verme, eleştiri, yorum ve uyarı ancak bu sınırlar içinde kaldığı sürece, -kişisel değerleri zedelese dahi hukuka uygundur. Bu kurallardan herhangi birine ters düşülmesi halinde ise kamu yararı-kişilik hakları dengesi bozulur, norm ihlal edilir ve hukuka aykırılık dolayısı ile de tazmin yükümlülüğü doğar.
Davalı yan yayındaki hususların gerçekliğinin ispatı bakımından, V...bank ve E...bank müfettişleri tarafından hazırlanmış soruşturma raporlarına, davacı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal suçundan açılan dava dosyası ile E... Bankası Genel Müdürü Sinan
...un davacı hakkındaki açıklamaları ve Şişli Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı suç duyurusunu delil olarak belirtmiş ve getirilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının kanıtları toplanmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Şu durumda, haberin gerçekliği açısından davalının delilleri getirilip incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelemesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan Ercan Kandan gayri davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy