(2004 S. K. m. 96, 363)
Dava: Davacı M. tarafından, davalı H. M. ve N. aleyhine 18.11.1999 gününde verilen dilekçe ile davalı N.'ın borcu için haczedilen biçerdöverin davacıya ait olduğunun tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.5.2000 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı H. M.'in vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalılardan H. M.'in diğer davalı aleyhine yaptığı icra takibi sırasında borçlunun zimmetinde iken haczedilen biçerdöverin kendisine ait olduğunun tespiti ile teslimi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve kararı davalılardan H. M. temyiz etmiştir.
Davacı, icra takibi sırasında da istihkak iddiasında bulunmuş ve bilahare İİK. 96/5. maddesine göre icra tetkik merciinde istihkak davası açmış, dava reddedilerekr kesinleşmiştir. İcra Tetkik Merciinde görülen istihkak davası İİK. 96/II. maddesine göre genel hükümlere tabi olup aynı Yasanın 363. maddesine göre de temyizi mümkündür. Nitekim verilen red kararı temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleşmiş bulunmaktadır. Bu şekilde kesinleşmiş olan İcra Tetkik Mercii kararı usul hükümlerine göre maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın var olan kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı H. M.'ten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy