(1086 S. K. m. 389, 390, 455)
Dava: Davacı İsa Onbaşılar vekili Avukat Ferhunde İnal tarafından, davalılar Muhsin Sevilmiş ve diğerleri aleyhine 14.7.1997 ve 8.10.1999 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasında yaralanmadan dolayı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 12.9.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Muhsin Çağlayan vekili ile dava Ercan Karahan vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıların aracının karıştığı trafik kazasında yaralandığını belirterek, tedavi giderleri ile sürekli iş göremezlik nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda ilk dava istenen tazminata dava tarihinden, ek davada istenen tazminata ise olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalıların sorumluluğu yönünde hüküm kurulmuştur. Bundan sonra davacı vekilinin tavzih istemi kabul edilerek, tüm tazminata olay tarihinden yasal faiz yürütülmesine ve ilk hükmü temyiz eden davalılardan zincirleme olarak alınmasına karar verilmiştir. Karar davalılardan Muhsin Sevilmiş ile Ercan Karahan vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 455. maddesi gereğince açık olmayan veya çelişkili fıkralar içeren hükümlerin açıklanması istenebilir. Yine aynı yasanın 389-390. maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmü hiçbir biçimde değiştiremez. Hükümlerin tavzihi bu kuralın dışında değildir. Hakim elini çektiği hükmü sadece tavzih edebilir, tavzih gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında değişiklik yapamaz ve daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya arttıramaz. Yerel mahkemece hüküm fıkrasının faize ilişkin bölümü ile sorumlu tutulan davalılarda değişiklik yapılmış olması hükmün değiştirilmesi niteliğinde olduğundan anılan maddeye uygun değildir. Açıklanan nedenlerle 4.10.2000 günlü tavzih kararının BOZULMASINA karar verildikten sonra esasa ilişkin hükmün incelemesine geçildi.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın bundan mahsubuna 21.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy