(818 S. K. m. 42, 53)
Dava ve Karar: Davacı İl Özel İdaresine izafeten Kocaeli Valiliği vekili Avukat Mehmet Hozar tarafından, davalı Aklar Harfiyat ve İnşaat Ltd. Şti. aleyhine 21.8.1992 gününde verilen dilekçe ile davalı şirketin izinsiz ve ruhsatsız olarak almış olduğu stabilize malzemesi bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.5.1993 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat Mükerrem Güzelel tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, izinsiz alınan malzeme bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirketin 6000 m3 stablize malzeme aldığının tutanakla belirlendiğini ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili ise malzemeyi müvekkili şirketin çıkarmadığını, Mustafa Özkan isimli şahıs tarafından çıkarılan malzemeyi müvekkili şirketin taşıdığını, şirket sahibi hakkında açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını, davacı tarafından verilen para cezasının da İdare Mahkemesince iptal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş olup davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan 1.3.1991 günlü tutanakta, davalı şirketin Kocaeli İli Merkez İlçesi Doğantepe mevkiinden ruhsatsız ve kaçak olarak 6000 m3 stablize dolgu malzemesi aldığı, ilgililere yapılan tebliğe rağmen çalışmalarının durdurulmadığı yazılıdır. Tutanağı düzenleyen kişiler yargılama sırasında tanık olarak verdikleri ifadede tutanağın doğru olduğunu söylemişlerdir.
Davalı şirketin sahibi Zeynel Abidin Başlak'ın Sulh Ceza Mahkemesinde beraat etmiş olması ve para cezasına ilişkin işlemin iptal edilmesi eldeki tazminat davasının reddini gerektirmediği gibi davalı tarafından ibraz edilen 29.2.1991 günlü sözleşmenin de bu dava yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Anılan sözleşmedeki taşınmazın mevkii ile tutanak da malzeme alındığı bildirilen taşınmazın mevkii farklı yerler olup savunmada ileri sürülen tüm hususlar 1.3.1991 günlü tutanağın aksini kanıtlamaya yeterli bulunmamaktadır. Bu durumda zarar kapsamının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, tutanağın ve tutanakta imzası bulunan tanık ifadelerinin kabule şayan görülmediğinden bahisle davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 2.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy