(6831 S.K. m. 2) (2924 S.K. m. 11, 12)
Davacı Ahmet Erdemir vekili Avukat İsmail Yürümez tarafından, davalı Orman Bakanlığı aleyhine 25.2.2000 gününde verilen dilekçe ile rayiç değer tespit komisyonunun dava konusu taşınmazlar için 800.000 TL ve 1.000.000 TL sı olarak tespit ettiği kıymet takdirine itiraz ile rayiç bedelin 100.000 TL'si ve makul düzeyde tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile dava konusu, 126 ada, 32 parselin 1 m2 sinin 600.000 TL'si tamamının 8.787.828.000 TL'sı, 133 ada, 11 parselin 1 m2 sinin 800.000 TL tamamının 5.062.488.000 TL'si olarak tespitine dair verilen 21.9.2000 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili, davacının Alanya Değirmendere Köyü Kızılharman mevkiinde bulunan dava konusu taşınmazların hak sahibi olarak belirlendiğini, ancak bedel tespit komisyonunun saptadığı bedelin fazla olduğunu belirterek bu miktarın indirilmesini istemiş, davalı vekili de komisyonun işleminin doğru olduğunu, rayiç bedeli yansıttığını bildirilerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, Alanya Değirmendere Köyü Kızılharman mevkiindeki dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine göre hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olduğu, 2924 sayılı Kanunun 11. ve 12. maddeleri kapsamına girdiği ve davacının bu yerleri rayiç bedel üzerinden satın alma hakkının bulunduğu, taşınmazların değerlerinin de bedel tespit komisyonunca saptandığı anlaşılmıştır.
Dava, davalı idarece belirlenen bu değerin indirilmesine ilişkindir.
Değer, arazide gelir, arsada emsal satışlar esas alınarak belirleneceğinden, taşınmazların kıymetlerinin takdirinde cins ve vasıflarının öncelikle saptanması gerekmektedir.
Davalı idare, 1999 yılında yaptığı tespitte dava konusu 126 ada, 32 no'lu parseli tarla, 133 ada 11 nolu parseli ise arsa olarak nitelendirmiştir. Mahkemece yapılan keşifte taşınmazların değerini etkileyecek nitelik ve unsurların kısmen belirlenerek tutanağa yazıldığı görülmüş ise de, bilirkişilerin hazırladığı raporda; dava konusu olan 126 Ada 32 nolu parselin yerleşim yeri olarak kullanılmaya uygun bulunmadığı, kıraç arazi, 133 ada 11 nolu parselin ise narenciye bahçesi olarak kullanıldığı, kıraç arazi niteliğinde bulunduğu kabul edilerek değerlendirmeye tâbi tutulmuştur.
Taşınmazları arazi niteliğinde kabul ederek değerlendirme yapan bilirkişilerin esas aldığı verim, fiyat ve üretim maliyetlerinin zirai gelir metoduna uygun olarak saptanmadığı, taşınmazların kıymetlerini etkileyen faktörler olan a-Toprak, b-Pazarlama c- Ulaşım durumları ile d- Üretim özelliklerinin tek tek belirtilerek, tespit edilen münavebe bitkisinin bulunan gelirinin kapitalize edilmediği ve bu rapora göre hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır
Bu durumda, öncelikle taşınmazların bulundukları yerin, yerleşme bölgelerine yakınlıkları, etraflarındaki yapılaşma durumu, Alanya Belediyesi mücavir alanı içerisinde kalıp kalmadıkları, belediye hizmetlerinden yararlanıp, yararlanmadıkları araştırılarak taşınmazların vasfı açıkça saptanmalı, arsa kabul edildiği takdirde emsal satışlara göre ehil bilirkişilere hesap yaptırılmalı, arazi kabul edilirse, çevrede ekimi mutad olarak belirlenen ürünlerin, münavebeye alınmak sureti ile zirai gelir metoduna göre taşınmazların kıymetini etkileyen faktörlerden pazarlama durumu, ulaşım durumu ve üretim özelliklerinin de tek tek açıklanarak, belirlenen ürünlere ait resmi kurumlardan alınan verilere göre ortalama verim fiyat ve giderlerine göre tespit yaptırılmalı, tespit edilen değerler kapitalize edilerek 1 m2 sinin ve buna bağlı olarak da taşınmazların toplam bedelin hesaplanması için bilirkişilerden ek rapor alınmalı, raporların verilere uygun olup, olmadığı denetlenmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Yerel Mahkemece, açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 9.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy