(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Halit ... vekili Avukat R... ... tarafından, davalı S... televizyon Prodüksiyon AŞ vd.leri aleyhine 1.7.1996 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.1998 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı şirket temyiz etmiştir.
Davacı, 10.6.1996 ve 17.6.1996 günlü televizyon yayınlarında kişilik hakkına saldırıda bulunulduğunu ileri sürmüştür. Somut olay itibariyle dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalardan; davacının da ortağı olduğu D... Kollektif Şirketinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait bir arsa üzerine kat karşılığı inşaat yapmak üzere ihaleye katılıp ihaleyi kazandığı, bu ihalenin yapılmasında yolsuzluk bulunduğu gerekçesiyle müfettişler tarafından inceleme ve soruşturma yapıldığı, ihaleyi alan şirketle işbirliği yaptıkları ve ihaleye fesat karıştırdıkları gerekçesiyle kamu görevlileri hakkında kamu davası açıldığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün uğradığı zarar nedeniyle şirket ve kamu görevlileri aleyhine tazminat davası açtığı anlaşılmaktadır. Davaya konu yayınlar incelendiğinde, bütünlüğü itibariyle yukarıda özetlenen hususlara ilişkin olduğu görülmektedir. Davacının konumu ve haberdeki bu gerçeklik gözetildiğinde yayın günü itibariyle güncellik mevcut olduğu gibi, yayında da haber verme sınırının aşılmadığı görülmektedir. Yayında davacının ortağı bulunduğu şirketin yolsuzluk yaptığı belirtilmektedir. Bunca olgunun bulunduğu bir durumda davaya konu yayının yapılmasında aşırılık bulunduğu düşünülemez. Güncellik taşıyan bu yayında sınır aşılmadığı gibi, davacının o zamanki konumu ve sürdürdüğü görevi itibariyle eleştirilmesi ve bu eleştirinin sert olması doğal karşılanmalıdır.
Yukarda açıklanan olgular gözetilerek davaya konu yayınların davacının kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı nedeniyle davanın reddedilmesi gerekirken mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy