(2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacı Mustafa Tarık Koca vekili Avukat Zeki Çakar tarafından, davalı Abdullah Madenoğlu aleyhine 10.11.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 17.12.1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.5.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Zeki Çakar ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Fevzi Çeltikçi geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle önceki davada saklı tutulan fazlaya ilişkin maddi tazminat istemidir. Mahkemece davalının savunması doğrultusunda davacının önceki davadaki ilk bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ve bu kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı aynı olay nedeniyle 31.3.1997 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000.000 lira maddi tazminat istemiştir. Yapılan inceleme sonucu düzenlenen 14.10.1998 tarihli bilirkişi raporunda daimi işgücü kaybı nedeniyle hak ettiği tazminat miktarının 3.278.943.000 lira olduğu belirlenmiştir. Davacı bu raporu itiraz etmeyerek 27.11.1998 tarihinde açtığı ek dava ile yine fazla haklarını saklı tutularak 3.178.943.000 lira maddi tazminat istemiştir. Ne var ki davalının tazminat hesabı ile ilgili rapora itirazı üzerine yeniden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda Asgari Ücretteki artıştan kaynaklanan fark nedeniyle davacının uğradığı zararın 4.946.996.515 liraya yükseldiği belirlenmiştir. Mahkeme önceki davalarda ki istekle bağlı olarak 3.278.943.000 liraya hükmetmiş ve o karar kesinleşmiş bulunduğundan 7.1.1999 tarihli bilirkişi raporunda belirlenmiş olan 4.946.996.515 lira üzerinden aradaki fark olan (1.668.052.000 TL) eldeki bu dava ile istemektedir. Görüldüğü gibi davacı alınan önceki rapora itiraz etmemiş olmakla birlikte fazla haklarının bulunduğu düşüncesi ile bu haklarını saklı tutmuştur. Bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olması başka zararı olmadığını kabul ettiği anlamında yorumlanamaz. O davadaki isteği doğrultusunda yeterli gördüğü rapora göre bir an önce sonuca ulaşmak amacıyla itirazda bir yararı da bulunmamaktadır. Bunun dışında davalının itirazı sonucu alınan ikinci raporundaki miktar artışı hesaplama unsurlarındaki bir hata ile ilgili olmayıp yasal düzenleme gereği belirli periyotlarla değişen Asgari Ücretteki artış ile ilgilidir. Yasal düzenleme sonucu değişen böyle bir durumun etkisi ile ortaya çıkan fark zamanaşımı süresince her zaman istenebilir. Bu artışların davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle istenemeyeceğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan davanın yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy