(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava ve Karar: Davacı Lale Apartmanı Yöneticiliği vekili Avukat İdris Köylü tarafından, davalı İbrahim Koçoğlu aleyhine 6.2.1998 tarihinde verilen dilekçe ile hafriyat çalışmasından doğan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14.10.1999 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili İdris Köylü tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı apartman yöneticiliği, davalı müteahhitin bitişikte bulunan 22 parsel s. taşınmazda yaptığı inşaat çalışması sonucu apartmana ilişkin bahçe duvarının, kanalizasyonun ve ağaçların zarar gördüğünü belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davayı açan apartman yöneticisinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve zararla davalı eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçe gösterilerek dava reddedilmiş, karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki apartman karar defterine göre, kat maliklerinin yöneticiyle, oluşan zararın davalıdan tazmini için dava açma ve apartman adına avukat tutma yetkisi verildiği görülmektedir.
Ana gayrimenkulün genel yönetiminden doğan uyuşmazlıklarda kat maliklerinin verdiği yetki uyarınca yöneticinin dava açabileceği kabul edilmelidir. Uyuşmazlık genel yönetimden doğmuyorsa yöneticinin kural olarak dava hakkı yoktur. Ancak, apartmanın genel yönetimiyle ilgili olmayan hususlarda yönetici; kat maliklerinin kendisine temsil yetkisi vermeleri halinde temsilci sıfatı ile dava açabilir.
Kat malikleri kurulunca davacıya bu konuda temsil yetkisi verildiğine göre davacı yöneticinin aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi doğru bulunmamıştır.
Öte yandan dosyada bulunan tespit keşfi ve alınan raporlara göre, duvar, 22 parseldeki inşaat çalışması başladıktan sonra yıkılmıştır. Her ne kadar daha önce 21 parselde yapılan inşaat çalışmasının duvarın kaymasına etkisi olduğu belirtilmişse de, sonuçta o tarihte duvar yıkılmamış, 22 parseldeki çalışma sırasında yıkılmıştır. Kaldı ki, mahkemece zararın sebebi olarak gösterilen 21 parseldeki inşaat çalışmasını da davalının yaptığı iddia edilmektedir. Mahkemece, bu iddia üzerinde durulmadığı gibi yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması nedeniylede kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 22.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy