(2004 S. K. m. 89) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Davacı Koçbank A.Ş. vekili Avukat R. Dinç Erkara tarafından, davalı Hamit Polat aleyhine 20.7.1999 gününde verilen dilekçe ile İİK.nun 89/3. maddesine göre borçlu olmadığının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair verilen 12.10.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı banka vekili, davalının Mehmet Sevim ve Özel Yaşam Sağlık Hizmetleri A.Ş. hakkında icra takibi yaptığını, borçluların bankada olan mevduatlarına haciz uygulanması için haciz ihbarnamesi gönderdiğini, birden çok Mehmet Sevim isimli mudi olması nedeniyle borçlunun kimlik bilgilerini istediklerini, buna rağmen ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ olunduğunu, ayrıca borçluların bankada hesaplarının da bulunmadığını bildirerek borçlu olmadıklarının tesbitini istemiş; davalı vekili de birinci haciz ihbarına süresinde itiraz olmadığı için ikinci haciz ihbarını gönderdiklerini, esasen borcunda tamamının ödendiğini savunmuş, mahkeme davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar vermiş ve davalıyı masraf ve vekillik ücreti ile sorumlu tutmuş, bu karar davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Davacı birinci haciz ihbarnamesini aldığı halde İİK.nun 89/2. maddesi hükmüne göre borçlu olmadığını itiraz yolu ile yazılı veya sözlü olarak bildirmediğine göre söz konusu borcun zimmetinde sayılması icabeder. Her ne kadar borçlunun kimlik bilgilerini icra müdürlüğünden sorduğunu açıklamış ise de bu hususun itiraz mahiyeti taşıdığının kabulü mümkün değildir. Kaldı ki ikinci haciz ihbarnamesinin iptali yönünde İcra Tetkik Merciine başvurusu olduğunu da iddia etmemiştir. Bu durumda davalının yasal hakkını kullanarak ikinci haciz ihbarnamesini göndermesinde kusurlu sayılması kabul edilemez. Bunun sonucu birinci haciz ihbarnamesine süresinde cevap vermeyerek ikinci haciz ihbarnamesinin çıkartılmasına neden olan ve böylece kendi kusuru ile menfi tespit davası açmak zorunda kalan üçüncü kişi lehine daha sonra davanın konusuz kalması halinde yargılama gideri ve vekillik ücretine de hükmolunamaz.
Bu durumda davalının HUMK nun 9. maddesi gereği masraflarla sorumlu tutulmaması gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde masraf ve vekillik ücreti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy