(818 S. K. m. 41)
Davacı Beyoğlu Belediye Başkanlığı vekili Avukat E. Pakyürek tarafından, davalılar Turan B. ve diğerleri aleyhine 26.10.1995 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar N. Saygıç ile A. C. Akın haklarındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 10.5.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan N. Saygıç ile A. C. Akın vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı, gerçek kişiler adına tapulu yeri belediyeye ait bir yer gibi göstererek belediye encümenini yanıltmak suretiyle kamulaştırılmamış olan yerde yeşil alan yapılmasına ve böylece idare zararına yol açan davalılardan uğranılan zararın alınması isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, alınan tüm kararlarda vakıf, belediye ve hazine yerlerine yeşil alan yapılmasının öngörüldüğü, davalıların kişisel tercihleri ve kusurlu hareketleriyle kişilere ait yeri yükleniciye teslim ederek idare zararına yol açtıkları, usul ve yasaya aykırı kararları uygulayan davalıların sorumlu oldukları benimsenerek hüküm kurulmuştur. Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden uyuşmazlığa konu 9 parsel sayılı taşınmazın İbnülemin Mahmut Kemal İnal Vakfı, S. Bilimer ve A. Köseoğlu adlarına 1/3 oranında paylı olarak tapuda kayıtlı olduğu, imar planında okul yeri olarak gösterildiği, daha sonra davacı belediye tarafından imar planı tadil edilerek yeşil alana dönüştürüldüğü, plan değişikliğinin Büyükşehir belediyesi tarafından onaylanarak kesinleştiği, yapım ihalesi başkanlık ön onay belgesinin bir örneğinde pafta, ada ve parsel numarası gösterilmemekle birlikte vakıf, belediye ve hazineye ait yerlerde yeşil alan yapılmak üzere onay alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yükleniciye yer teslimine dayanak alınan 24.1.1990 tarihli yapım ihalesi başkanlık ön onay belgesinde mülkiyet durumunun belirlendiğinin ve bunun üzerine belediye encümeninden alınan karar gereğince yer teslimi yapıldığının kabulü gerekir. Kaldı ki, 9 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı vakıf adına kayıtlı olduğu, taşınmazın halen yeşil alan olarak kullanıldığı ve A. Köseoğlu payı dışında kalan payların davacı adına tesciline karar verildiği gözetildiğinden belediye encümeninin yanıltıldığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Ayrıca, olayın gelişiminden yükleniciye teslim edilen yerin yeşil alan olarak düzenlemek üzere imar planında değişiklik yapıldığı, bir bölümünün vakfa ait olduğu ve plan değişikliğinden sonra kamulaştırılması gerektiği davacı tarafından başlangıçtan beri bilinmektedir. Bütün bu olgular değerlendirildiğinde, davalıların salt yer teslimi biçiminde gerçekleşen son eylemleri değerlendirilerek sorumlu bulundukları yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilerek istemin tümden reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen de olsa kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy