(818 S. K. m. 41, 46) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı Kamil Özdemir'e velayeten Ramazan Özdemir vekili Avukat Sevim Uyar tarafından, davalılar Tedaş Genel Müdürlüğü ve Tedaş Siirt EDM Müdürlüğü aleyhine 1.8.1997, 20.4.1998, 2.7.1998 ve 11.1.1999 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece, istemin kabulüne dair verilen 30.12.1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.6.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Şinasi Zeyrek ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Sevim Uyar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, yüksek gerilim enerji nakil hattına yaklaştığı sırada elektrik çarpması nedeniyle yaralandığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece, Siirt EDM A.Ş. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalılardan Tedaş Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmiyen döneme ait ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O halde bilinmiyen döneme ait gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri %10 oranında arttırılmalı ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalılardan Siirt EDM'nin Anonim Şirket olup ticaret siciline kayıtlı olduğu, böylece tüzel kişiliği bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacı tarafından açılan ilk davanın adı geçen şirkete yöneltilmesinde bir usulsüzlük yoktur.
Ne var ki, idari yapısı itibariyle Tedaş Genel Müdürlüğünün bir alt birimi olması nedeniyle aralarındaki organik bağ yönünden iki şirketin birlikte sorumlu tutulmalarında somut olay bakımından bir yanlışlık bulunmamaktadır. Anılan bu yön gözetilmeden Siirt EDM hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması doğru görülmediğinden karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2 ve 3) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğuyla 13.06.2000 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalı müessese çalışanlarının kusurları nedeniyle kendisine elektrik çarptığını bu yüzden sakat kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
İlk olarak 1997/515 esas sayılı davayı açmış, daha sonra 1998/222, 1998/432 ve 1999/18 esas sayılı ek davaları ikame etmiştir.
Davalı Tedaş zamanaşımı savunmasında bulunduğuna göre öncelikle bu savunma üzerinde durulması gerekir.
Kural olarak ceza (uzamış) zamanaşımı haksız eylemi işleyen kişilere karşı açılan davalarda uygulanabilir. Malen sorumlu olan kişiler hakkında BK.nun 60/2. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Bunun tek istisnası TCK. nun 465. maddesinin uygulanmasının mümkün olduğu hallerde söz konusu olabilir. Adı geçen maddede bir kimsenin veya bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından vazife ve hizmet sırasında işlenen 455. ve 459. maddelerde yazılı cürümlerden dolayı hükmedilecek tazminattan o kimse veya şirket malen mesuldur. Hükmü yer almaktadır. Bu durumda haksız eylemi ika eden kişiler hakkında ceza yargılaması devam ettiği sürece olayın mağduru tarafından ceza davasına müdahale ve kişisel hak talebi yoluyla istihdam eden kişi ve şirketin de davaya dahil edilme olanağı vardır. Ancak bu durum ceza yargılamasının devam ettiği sürece söz konusu olabilir, ceza mahkemesince karar verildikten sonra söz konusu olamaz.
Somut olayda sorumlu elemanlar hakkında takipsizlik kararı verilmiş olup ceza davası açılmamıştır. Bu durumda TCK. nun 465. maddesinden yararlanma olanağı kalmamıştır. O halde davalı Tedaş hakkında uygulanacak olan zamanaşımı BK.nun 60/1. maddesindeki bir yıllık zamanaşımıdır. Olay 14.5.1997 günü meydana gelmiş ancak tedavi bir süre devam etmiş, diz ampütasyonu 22.5.1997 günü gerçekleşmiş ve davacı 4.7.1997 tarihine kadar hastanede kalmıştır. Bu nedenle dava konusu olayla 1 yıllık zamanaşımının 4.7.1997 tarihinden itibaren hesaplanması uygun olur görüşündeyiz Bu durumda 4.7.1998 tarihinden sonra açılan ek davaların zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
Mahkemece de zamanaşımının BK.nun 60/1. maddesine göre bir yıl olduğu benimsenmiş, 4.5.1997 tarihinden itibaren zamanaşımı dolmadığından bahisle davalının zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
Oysa mahkemenin bu gerekçesi sadece 1997/515 esas sayılı ilk dava yönünden doğru olabilir. Daha sonra açılan ek davalar yönünden kabulü mümkün değildir. Zira açılan ilk davada fazla hakkın saklı tutulması zamanaşımını kesmez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 1999/18 esas sayılı ek dava yönünden zamanaşımının gerçekleştiği görüşünde olduğumuzdan davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddedildiği bir nolu bende katılamıyoruz. 13.6.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy