(743 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49) (3984 S. K. m. 29)
Dava: Davacılar Aydın Doğan ve Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. vekili Avukat Şehnaz Yüzer ve diğerleri tarafından, davalılar Turkısh Daily News Gaz. Mat. ve Yay. A.Ş. adına İlhan Çevik ve İlnur Çevik aleyhine 3.12.1997 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle her bir davacı için 20 milyar TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2 milyar TL manevi tazminat takdirine dair verilen 10.12.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, Turkish Daily News Gazetesinin 13 Kasım 1997 günlü yayında Medya Patronları Enerji Projelerini Elde Etmek İçin Baskı Yapıyorlar ve Medya Patronları Ülkeyi Yönetmeye Başlayınca başlıklı yazılarda; Doğan Grubu İstanbul'un elektrik projesini elde etmek için şiddetli baskı yapıyor, Hükümete yakın kaynaklar, özellikle Doğan Holding'in, ... şiddetli baskı yaptığını doğrulamaktadır; ...Doğan Holding'in elektrik ihalesini kazanmak amacıyla her türlü yöntemden yararlandığı bildiriliyor; aynı kaynaklardan Aydın Doğan'ın hükümete projektör ışığı tuttuğu ileri sürülüyor; şimdi gazete yayıncıları ve TV istasyonu sahipleri medyalarını, cazip enerji ihalelerini kendilerine vermesi için hükümete yoğun baskı yapmakta kullanıyorlar. gibi ve benzeri ifadelerin gerçek olmadığı kişilik haklarına saldırı olduğunu ileri sürerek manevi tazminat ve yayın isteminde bulunmuştur. Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Kişilik haklarına saldırının koşul ve kapsamı Medeni Kanun'un 24. maddesinde belirtilmiş, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde ise saldırının varlığı halindeki yaptırımı düzenleme altına alınmıştır. Her iki maddenin temel öğesi hukuka aykırılıktır. Eylemin, hukuka aykırılığının varlığı için öze ve biçime ilişkin koşulların irdelenmesi gerekmektedir. Öze ilişkin koşullar gerçeklik, güncellik ve kamu yararıdır. Kamu yararı öğesi toplumsal ilgi olarak da tanımlanabilir. Biçime ilişkin koşul ise anlatımda ve sergilenişteki ölçülülüktür. Yayın hakkının sınırlarının en önemlisi gerçeklik öğesidir. Haber gerçeğe uygun olmalıdır. Bu koşulların varlığı halinde hukuka aykırılıktan söz edilemez. Gerçeklik verilen habere ya da anlatılmak istenen amaca ve hedefe konu olan içeriği, yayın sırasında olayla ilgili uygunluk anlamına gelmektedir.
3984 Sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 29. maddesinin onuncu fıkrasında; Belirli bir özel radyo ve televizyon kuruluşunda %10'dan fazla hissesi olanlar Devletten, diğer kamu tüzel kişilerinden ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak katıldıkları teşebbüs ve ortakların herhangi bir taahhüt işini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kabul edemezler ve menkul kıymetler borsalarında muamelelerde bulunamazlar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 7 Ocak 1998 gün ve 33 sayılı Basın Bülteninde; Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı Dağıtım Müesseseleri ve Bağlı Ortaklıkların kapsadığı iller 29 görev bölgesinin işletme hakları 3096 Sayılı Kanun'a dayanılarak 30 yıl süre ile özel sektöre devredilmesi kararlaştırılmış, Doğan Şirketler Grubu A.Ş., Çukurova Holding A.Ş., Tekfen İnş. ve Tesisat A.Ş. oluşumu teklifleri uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun 16 Eylül 1999 gün 5846 sayılı yazısında; Hürriyet Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş.'nin, Üst kurul'a ulusal televizyon lisans başvurusunda bulunan DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (Kanal D) ünvanlı kuruluşun ortağı olması nedeniyle Hürriyet Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş.'nin hissedarları Aydın Doğan'ın % 7.34 oranında ve Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.'nin % 8,97 oranında DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. ünvanlı yayıncı kuruluşta dolaylı olarak hissedar oldukları ifade edilmiştir.
Öte yandan Anadolu Ajansı'nın 30.3.1999 günlü Bülteninde; Danıştay 10. Dairesi'nin İstanbul'un Trakya yakasında elektrik dağıtım ve ticaretinin 30 yıl süreyle İSEDAŞ'a verilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının yürütmesini durdurduğunu .... İSADAŞ'ın hissedarları arasında bulunan Doğan Holding'in DTV Haber ve Basın Yayın Kuruluşu A.Ş.'deki payının yüzde 10'dan fazla olmasının yasaya aykırı olduğuna işaret edildiği vurgulanmıştır.
Dava konusu habere ilişkin yukarıda anlatılan somut olgular yerel mahkeme gerekçesinde de doğrulanmıştır. Şu durumda bu olayların oluş biçimine göre basının eleştirisindeki sertlikte hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davanın reddi gerekir.
Mahkemece anılan yönler üzerinde durulmaksızın davanın kısmın kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 05.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy