(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı TC Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü vekili Avukat İrfan Demir tarafından, davalılar Bahri Yeter ve diğerleri aleyhine 16.7.1993 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11.11.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Ünye Şubesi personeli olan davalıların dava dışı Karaosmanoğu Ltd. Şti.'ne banka ve kredi mevzuatına aykırı olarak yeterli inceleme ve araştırma yapmadan kredi verilmesini sağladıklarını, yanıltıcı bilgiler verildiğini, ek kredi sözleşmesi için yeterli ipotek alınmadığını, ipotek kabul edilen taşınmaz ve tesislerin değerinin gerçek değerinden fazla gösterildiğini, talimat alınmadan ipoteklerin fekkedildiğini, firma ödeme güçlüğü içinde olmasına rağmen kredi verilmeye devam edildiğini, sözleşmelerde imza sahteliği bulunduğunu limitlerin aşıldığını, kefillerden yeterli güvence alınmadığını ve böylece bankanın zarara uğratıldığını ileri sürerek oluşan zararın ödetilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. 23.1.1996 ve 23.7.1996 tarihli raporlarda yeterli teminat alınmadığı, Genel Müdürlük izni olmadan ipotek fekki işlemi yapıldığı, kredi limitinin arttırılması işlemi sırasında mevcut ipotek değeri arttırılarak ek kredi verildiği bu arada firma hesabına yatırılan paraların olduğu ve banka zararının doğduğu belirlenmiş, itiraz üzerine alınan hükme esas sayılan 13.9.1999 tarihli raporda ise iki ayrı kredi için alınan ipoteklerin paraya çevrilerek borcun kapandığı ancak asıl alacak miktarı 1.106.497.407 TL, faizi 958.801.388 TL olan takip konusu alacağın tahsil edilemediği, ipotekli taşınmazlar satılarak diğer borçlar kapatıldığından söz edilmiş ancak kredinin açılması ve miktarının arttırılmasında davalıların kusuru bulunmadığı, teftiş raporlarında dava konusu kredi işlemlerinin eleştirilmediği, yetki dışı ipotek fekki işleminden geçte olsa genel müdürlüğün haberdar edildiği, şirketin iflasına kadar şubenin uyarılmadığı ve herhangi bir soruşturma başlatılmadığı, asıl borçlu şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefiller hakkındaki takiplerin sonuçlanmadığı ve adı geçenler üzerindeki alacağın aciz vesikasına bağlanmadığı, bu nedenle de banka zararının oluşmadığı belirtilmiştir. Dava dışı şirkete verilen yüksek miktarlı kredinin geri ödemesinin yapılmadığı, bir kısmının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsil edildiği ancak büyük bölümünün henüz tahsil edilemediği, şirketin iflasına karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, bozma doğrultusunda inceleme yapılmadığı görülmektedir. Yerel mahkemece yapılacak işlem kredinin tahsil edilmeyen miktarını ve sorumlularını belirleyerek sonucuna göre karar vermektir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup yeniden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy