(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Ahmet Çerçi vekili Avukatlar Mehdi Keskin ve Bedri Keskin tarafından, davalılar Şerife Uzunkara ve Metin Uzunkara aleyhine 1/7/1997 gününde verilen dilekçe ile ve, karşı davacılar Şerife Uzunkara ve Metin Uzunkara vekili Avukat Seyfettin Civelekoğlu tarafından karşı davalı Ahmet Çerçi aleyhine 17/7/1997 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle davacı tarafından 1.200.000.000 TL'nın, karşı davacılar tarafından da 500.000.000 TL maddi ve manevi tazminatın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 264.090.789 TL. lık kısmının, karşı davanın 186.686.000 TL. lık kısmının kabulüne, bakiye istemlerin reddine dair verilen 23/12/1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davacılar (davalılar) taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve karşı davalının tüm, davalı ve karşı davacıların aşağıda bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, trafik kazasından doğan tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Oysa davacının olaydan sonraki mal varlığının değeri, zarar verici olayın meydana gelmemesi halindeki değerinden daha az ise, zarar var demektir. Gerçekten bir şeyin tahrip edilmesi veya zarar görmesi halinde nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas almak gerekir. Bu ise mübadele (rayiç) değeridir.
Davaya konu olayda davacıya ait araç 673.372.000 lira harcanmasını gerektirecek derecede hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Zararı tazminle yükümlü olan kimse, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu, iadeye mecburdur. Bu ilke, zarar, ister haksız eylemden doğsun, isterse sözleşmeye aykırı hareketten meydana gelsin, aynen uygulanır.
O halde mahkemece sadece aracın yaşını gözeterek değer kaybı olmayacağını belirten bilirkişi raporuna dayanılıp, bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle karşı davacı Metin Uzunkara yararına BOZULMASINA; karşı davacıların diğer temyiz itirazlarının ve davacının tüm temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy