(743 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Ömer Faruk Ekinci vekili Avukat Ercan Kınacı tarafından, davalılar Tuncay Özkan ve DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. aleyhine 24.3.1999 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 4.000.000.000 TL manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, görsel yayım yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.'nin sahibi olduğu ve Kanal D logosuyla yayın yapan televizyon kanalının 25.2.1999 günü saat 19.00 Ana Haber Bülteninde evlilik dışı cinsel ilişkisi olduğu için partisi tarafından milletvekili adayı olarak gösterilmediği içerikli haberin gerçeği yansıtmadığını bu nedenle de, kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini ileri sürerek manevi tazminat ve yayın isteminde bulunmuştur.
Mahkemece istek, dava konusu haberin güncel olduğu, Aktüel Dergisine atıfta bulunulduğu, küçük düşürücü ve kasıt içermediği gerekçesiyle red edilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kişilik haklarına saldırının, koşul ve kapsamı Medeni Kanun'un 24. maddesinde belirtilmiş, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde ise saldırının varlığı halindeki yaptırımı düzenleme altına almıştır. Her iki maddenin temel ögesi hukuka aykırılıktır. Eylemin, hukuka aykırılığının varlığı için öze ve biçime ilişkin koşulların irdelenmesi gerekmektedir. Öze ilişkin koşullar gerçeklik, güncellik ve kamu yararıdır. Kamu yararı ögesi toplumsal ilgi olarak da tanımlanabilir. Yayın hakkının sınırlarının en önemlisi gerçeklik ögesidir. Haber Gerçeğe uygun olmalıdır. Gerçeklik verilen habere ya da anlatılmak istenen amaca ve hedefe konu olan içeriği, yayın sırasında olayla ilgili durumuna uygunluk anlamına gelmektedir. Biçime ilişkin koşul ise anlatımda ve sergilenişteki ölçülülüktür. Bu koşulların varlığı halinde haberin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Öte yandan basın kişinin sır alanına saldırıda bulunamaz. Sır alanı; kişilerin kendisi ve güvendiği kişiler dışında topluma o kapalı tutulan bir alandır. Özel dostluklar, ikili ilişkiler, duygusal ve cinsel yaşantı, aile yaşantısı bu alana girer. İlgilinin izni dışında yapılan bir açıklama hukuka aykırıdır. Bu tür yayınlardan kamu yararının varlığından da söz edilemez.
Özel yaşama ilişkin bulunan açıklamalar aynı zamanda kişinin şeref ve haysiyetine de saldırı sonucunu doğurur. Somut olayda, davalı tarafın referans gösterdiği; aktüel adlı derginin sorumluları 3-9 Haziran 1993 günlü ... Refah Partili Ömer Faruk Ekinci'nin eşcinsel seksi, kendi sesinden travestiyle sevişen Refah Milletvekili... başlıklı yazılardan basın yoluyla hakaret eyleminden cezalandırılmışlardır. Hukuk mahkemesinde de tazminata mahkum olmuşlardır. Öte yandan davacının mensubu olduğu partiden dava konusu nedenler dolayısıyla aday gösterilmediği iddiası da davalı tarafça kanıtlanmamıştır. Şu durumda davacının özel yaşamını konu alan haberler gerçeği yansıtmadığı gibi sorulmasında da kamu yararı bulunmamaktadır. Eylem hukuka aykırıdır. Davalılar takdir edilecek uygun bir tazminat ile sorumlu tutulmalıdır.
Mahkemece anılan yönler üzerinde durulmaksızın davanın reddedilmiş bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy