(1086 S. K. m. 438) (743 S. K. m. 619)
Dava: Davacı Zeliha ve Mehmet'in vekili Av. F.P tarafından, davalılar Maliye Hazinesi ve diğerleri aleyhine 7.10.1998 gününde verilen dilekçe ile muhdesatların zilyetliğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.1998 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Maliye Hazinesi adına Hazine Avukatı K. Y. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince, davacılar davalılara ait taşınmaz üzerinde meydana getirdikleri muhdesatların zilyetliğinin kendilerine ait olduğunun tespitini istemişlerdir. Mahkemece istek kabul edilerek, zilyetliğin tespitine biçiminde hüküm kurulmuştur.
Davacıların bu tür davalarda isteyebilecekleri, muhdesatın kendileri tarafından oluşturulduğunun tespitine ilişkin olabilir. Bundan ayrı olarak muhdesat üzerinde zilyed olduklarının tespitini isteyemezler. Diğer bir anlatımla yer üzerindeki muhdesatın zilyedi ya da mülkiyeti bir kişiye, yer ise başka birisine ait olamaz. Böyle bir durum MK.'nun 619 ve tatbikat kanununun 39. maddesine aykırı düşer. Eşya hukukunun yazılı hükümlerine göre, yer üzerindeki muhdesat, yerin tamamlayıcı parçası olması itibariyle yer sahibinin mülkiyetindedir. Bu nedenle mahkemece yerden ayrı olarak zilyetliğin davacılara ait bulunduğu biçiminde hüküm kurulması doğru değildir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının HUMK. 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasında yer alan "adına zilyetliğin tespitine" sözcüklerinin kaldırılmasına, yerine "tarafından yapıldığının tespitine" sözcüklerinin yazılmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu durumuyla ONANMASINA; 12.6.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Açıklaması
Dava, Karkamış Baraj inşaatı nedeniyle kamulaştırma sahası içinde kalacağı tahmin edilen taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların zilyetliklerinin davacılar adına tespiti istemine ilişkindir.
Davalı Hazine, Karkamış Barajı'nın yapımına ve kamulaştırma işlemlerine 1996 yılında başlandığını dava konusu yapıların ise kötüniyetli olarak 1998 yılında yapıldığını savunmuştur. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan, baraj yapım ve kamulaştırma işlemlerinin ne zaman başladığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Dava konusu yapıların 1998 yılında yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kamulaştırma işlemleri daha önce başlamış ise davacılar iyiniyet iddiasında bulunamazlar. MK.nun 2. maddesine göre herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada iyiniyet kurallarına uymak zorundadır. Hakkın suiistimalini kanun himaye etmez.
Bu amir hükmü, her davada hakimin re'sen göz önünde tutması gerekir. Kararın bu nedenle bozulması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. 12.6.2000
Full & Egal Universal Law Academy