(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı K. Y. vekili Avukat Abdulhalim tarafından, davalılar D. S. ve diğerleri aleyhine 19.12.1997 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 4 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 250 milyon lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 20.1.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava basın yolu ile kişilik haklarının saldırıya uğramasından doğan manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, dilekçesinde 13.5.1997 tarihli Cumhuriyet Gazetesinin vaziyet köşesinde askerliği sırasında hasta olmadan rapor aldığı, askerden kaçtığı, 14.5.1997 tarihli gazetede resmi kurumlardan hastane döner sermayesine para transferi sağladığı ve raporu veren başhekime minnet borcunu ödediği aynı gazetenin 21.5.1997 tarihli nüshasında Ladik Askerlik Şubesi Başkanlığına haksız olarak sağlık giderlerini ödettiği şeklinde yazılar yayınlandığını bunların asılsız olduğunu, kamuoyu önünde küçük düşürüldüğünü öne sürerek dört milyar lira manevi tazminat isteğinde bulunmuştur.
Mahkeme 250.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline karar vermiş, bu karar davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Cumhuriyet Gazetesinin 13.5.1997 tarihli sayısında Ladik Kaymakamının askerliğini yaparken aldığı rapor başlıklı yazıda imam hatip kökenli kaymakamın askerliğini yaparken sahte rapor aldığı, Ladik Devlet Hastanesinde yatmadığı halde yatmış gibi gösterildiği; 14.5.1997 tarihli gazetede Vilayetin genelgeleri Kaymakamın umrunda değil başlıklı yazıda da valilik genelgelerini ayaklar altına alarak uygulamayan kaymakam Yurtnaç, kendi kafasına göre kamu kurum ve kuruluşlarına genelge çıkararak resmi kurumlardan hastane döner sermayesine milyonlarca tutarında para transfer ederek rapor veren başhekime minnet borcunu ödediği; 21.5.1997 tarihli nüshada Ladik başlık yazıda, davacının daha önce görev yaptığı Solhan ve Aydınlar ilçelerinde hukuk ve ahlak dışı uygulamaları nedeni ile halkın tepkisini çektiğini öğrendikleri, emri altına olan bir bayan memura sarkıntılıkta bulunduğu, Ladik'te yapılacak bir araştırma ile benzer davranışlarının ortaya çıkacağı; 21.5.1997 tarihli gazetede vaziyet köşesinde askerlik şubesinden Devlet Hastanesine 27.570.000 TL sağlık giderini haksız ödettiği yazılmıştır.
Mahkemede dinlenen bir kısım tanıklar, davacının asker olduğu dönemde Ladik Devlet Hastanesine yatmadığını ancak yatmış gibi işlem yapılarak rapor verildiğini, masrafların askeri makamlara ödetildiğini, çalıştığı yerlerde bir memura sarkıntılığı yüzünden şikayet edildiğini, bu yüzden başka bir ilçeye tayinen gönderildiğini duyduklarını haber vermişlerdir.
Davacı bir kamu görevlisidir. Kamu görevlileri hakkındaki iddiaların haber değeri vardır.
Basının haber hakkı, bu hakkın sınırları içinde kalındığı sürece hukuka uygun sayılır ve bu hak gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile sınırlıdır. Eğer bir haber veya yazı bu temel kurallardan birine uygun olmazsa bu takdirde hukuka uygunluktan söz edilemez.
Somut olayda üzerinde durulması gereken husus gazetede yer alan haberlerin gerçeğe uygun olup olmadığıdır.
Gerçeklik bir haber veya olayın gerçeğe uygun olmasını ifade eder. Ancak buradaki gerçekliğin, somut gerçeği değil, olayın haber verildiği andaki beliriş biçimine uygunluğu şeklinde anlaşılması gerekir. Bu bakımdan önemli olan, bir olayın doğması veya varlığı halinde haberin bu iddiaya uygun verilmesidir. Yoksa olayın maddi gerçekliği saptandıktan sonra verilebileceği kabul edilirse haber hakkı sınırlandırılmış olur. Bu yüzden gazeteci maddi gerçeği araştırmak, ortaya çıkarmak zorunda değildir. Esasen maddi gerçeğin ortaya çıkması da uzun zaman da alabilir.
Olay konusu haber ve yazılarda, davacının askerliğini yaptığı sırada Ladik Devlet Hastanesinden aldığı raporun veriliş biçimi ile ilgili iddialar; sağlık harcamaları ile ilgili askerlik Şubesinin yaptığı ödemeler anlatılmış, görevi sırasındaki bazı işlem ve eylemleri eleştirilmiştir. Haberler dosyadaki delillerle doğrulanmakta ve bu yazılardaki iddialar olayların genel karakterine uymaktadır. Yazıların bütünlüğü ve davacının eylemleri dikkate alındığında bu yazılarda hukuka aykırılıktan söz edilemez. Buna bağlı olarak hukuka aykırı olmayan eylem nedeni ile de tazminat da istenemez. O halde dava reddedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy