(1086 S. K. m. 437)
Dava: Davacı Müslüm ... vekili Avukat Rahime ... tarafından, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve diğerleri aleyhine 14.6.1998 gününde verilen dilekçe ile davacının hissedar olduğu taşınmazlardaki ağaçların zilyetliğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre dava konusu 231 ve 552 sayılı parseller hakkındaki temyiz itirazları reddedilerek kararın bu bölümü onanmalıdır.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından gelen 5.7.1999 günlü cevapta 112 ve 200 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı ancak bedellerinin ödendiği bildirilmiştir. Şu durumda belirtilen parsellerin bedellerinin bu bağlamda dava konusu edilen muhtesat karşılığı olan kamulaştırma bedeli paydaşlara ödenmiş ise artık davacının bu davayı açmada hukuki yararı düşünülemez. Bunun içindir ki belirtilen parsellerin muhtesat bedellerinin ödenip ödenmediği sorulup sonucuna göre karar verilmelidir. Ödenmiş ise davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmeli; ödenmedi ise şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır.
b) Davacı, dava dilekçesinde 259 parselle ilgili istemde bulunmuş ve bu parsel için delil tesbiti de yaptırmıştır. Ne var ki, mahkemece, yukarıda belirtilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 5.7.1999 günlü yazıda 239 nolu parselin durumu bildirilmiştir. Ancak mahkeme bu yanlışlığı gözetmeden yine 259 parselle ilgili hüküm kurmuştur. Şu durumda 259 parsel sayılı yerin de kamulaştırma alanı içinde kalıp kalmadığı ve üzerindeki muhtesat bedelinin ödenip ödenmediği sorulup belirlenmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 (a ve b) nolu bentte nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenle reddiyle 231 ve 552 sayılı parseller yönünden hükmün ONANMASINA 29.06.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy