(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Derviş Yıldız vekili Avukat Yusuf Çalışkan tarafından, davalı Ali Eker aleyhine 12.12.1997 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.10.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda; davalının davacıyı şikayet ettiğine dair geçerli bir kanıt olmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasal bir hak olan şikayet hakkının hukuka uygun olarak kullanılması gerekir. Her hak gibi, şikayet hakkı da sınırsız değildir. Bu hakkın hukuka uygun olabilmesi için, şikayet konusu eylemin işlenmiş olduğuna dair bir belirtinin (emare) olması gerekir. Belirti (emare) yeterli olup ayrıca şikayet edilen kişinin ceza kovuşturması bakımından cezalandırılması koşulu aranmaz.
Bu bağlamda olmak üzere somut olayın irdelenmesine gelince; bir kambiyo senedi nedeniyle alacaklı bulunan davacının bu senette kefil olan dava dışı Seyhan Koç adındaki kişi hakkında yapılan icra takibi sonucu anılan kişi için uygulanan haciz işlemini çözümlemek üzere çocukları ile birlikte davacının evine gittiği, ancak anlaşılamayan bir sebepten ötürü davalının, davacı ile Seyhan Koç adındaki kişinin, davacının evinde zina ettikleri yolunda polis nezdinde şikayette bulunduğu ve bu yüzden davacı ile adı geçen kadının karakola götürüldükleri anlaşılmaktadır. Hakkındaki haciz işlemine bir çözüm bulmak üzere çocukları ile birlikte davacının evine giden dava dışı Seyhan Koç ile davacının bu ortamda bir ilişkiye girmeleri eşyanın tabiatına aykırıdır. Her ne kadar davalı tüm aşamalarda, davacı hakkında şikayetçi olmadığı savunmasında bulunmuş ise de; tanık sıfatıyla ifadeleri saptanan Seyhan Koç ile çocukları Kemal Koç ve Çiğdem Koç anlatımları da: Davacı ile Seyhan Koç'un davacının evinde haciz işlemini konuşurken eve gelen polis memurlarının zina yaptıkları iddiasıyla davacı ile adı geçen kişiyi karakola götürürken davacının evinin önünde duran davalının bunların yüzüne karşı bunlar içerde zina yapıyorlar şeklinde beyanda bulunduğunu ancak bunlar hakkında resmi bir işlem yapılmadığını bildirmişlerdir. Bu durum da davalının, davacı hakkında haksız şikayette bulunduğu ve bu yüzden şikayet edilen davacı ile Seyhan Koç'un karakola götürüldükleri anlaşılmaktadır. Ancak yapılan şikayet hukuka uygun değildir. Davalı haksız şikayetinin sonucuna katlanmak durumundadır. Bu nedenle tarafların sosyo-ekonomik durumlarına göre bir miktar manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi yolunda hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy