(5187 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı Kemal Kılıçdaroğlu vekili Avukat Kazım Genç tarafından, davalılar Aslı Gazetecilik Matbaacılık A.Ş. ve Mustafa Dolu aleyhine 18.6.1997 gününde verilen dilekçe ile 23.3.1997 günlü Akşam gazetesindeki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile 500.000.000 TL manevi tazminatın istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın reddine dair verilen 24.11.1998 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.4.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Kazım Genç ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat M. Kemal Eğrilmez geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarının ihlal edilmesinden doğan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu yazıda davacıyı hedef alıp, onu küçük düşüren ve kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir durumun olmadığı belirtilerek dava tümden reddedilmiştir.
Davaya konu edilen yazının yayınlandığı Akşam Gazetesi'nin 23.3.1997 günlü nüshasının birinci ve yedinci sayfasında Hesap sorulsun başlıklı yazı ile birleşen davada 15.7.1997 günlü gazetede SSK'dan PKK finansörü olduğu iddia edilenlere kıyak başlıklı yazılar yayınlanmıştır. 23.3.1997 günlü yazıda kamuoyunun SSK skandalına sebep olan Mehmet Moğultay ve SSK Genel Müdür olan davacıdan hesap sorulmasını istediği belirtildiği yolsuzlukların sorumlusu olarak sunulduğu 15.7.1997 günlü yazıda da SSK ya ait işyerini kiralayan Hanifi Parlamış'a kira ilişkisinde ayrıcalık yapıldığı bildirilerek bununda davacı tarafından oluşturulduğu vurgulanmıştır.
Davacıya mal edilen bu usulsüzlüklerin gerçekliği ve bunlardan davacının sorumlu tutulduğunu belirten kanıt ve emareler sunulamamıştır. Davacıyı etnik ve mezhepsel ayrımcılıkla suçlayıp, onu teröristlere yardım eden biriymiş gibi göstermek davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gibi toplumun husumetini de tevcih edici nitelikte bir haksız eylemdir. Mahkemece, yazının bütünü ele alınıp, davacıya yönelik saldırının var olduğu gözetilmeden davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy