(818 S. K. m. 41, 49) (743 S. K. m. 4)
Dava: Davacı Sevda Demirel vekili Avukat Y. İlhan Gündüz tarafından, davalılar Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri aleyhine 19.1.1998 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.12.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Bilgin Yayıncılık A.Ş. ve H.ilhan Esen vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan yayında kullanılan sözcükler ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmolunan manevi tazminat çok azdır. Daha üst düzeyde bir miktar takdir olunmak üzere karar bozulmalıdır.
3- Davalı şirketin temyizine gelince; dava, yayın yolu ile kişilik hakkına saldırılması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı Bilgin Yayıncılık A.Ş. gazetenin sahibi olması nedeniyle dava edilmiştir. Bu davalının süresinde zamanaşımı savunması üzerinde yerel mahkemece, uzamış zamanaşımı bulunduğunu belirterek davalıların sorumluluğuna karar vermiştir. Oysa, gazete sahibi aleyhine açılan basın davalarında bu davalı bakımından zamanaşımı süresi bir yıldır. Uzamış zamanaşımı haksız eylemi işleyen hakkında uygulanır. Cezai sorumluluğu bulunmayan gazete sahibi hakkında uzamış (ceza) zamanaşımının uygulanması düşünülmelidir. Olayımızda davaya konu yazının 27.8.1996 günü yayınlandığı, bu davanın ise 19.1.1998 gününde açıldığı anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında gazete sahibi olan Bilgin Yayıncılık A.Ş. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken bu davalının sorumluluğuna karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Bilgin Yayıncılık A.Ş. yararına BOZULMASINA, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine; davalı Hasan İlhan Esen'in temyiz itirazlarının (2) nolu bentteki bozma nedeni karşısında incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacı ile davalı Bilgin Yayıncılık A.Ş.'den peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 12.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy