(818 S. K. m. 41, 43, 45, 47)
Dava: Davacı Gülnafer ...... vd. vekili Avukat tarafından, davalı Ahmet ..... aleyhine 02.06.1997 ve 17.12.1999 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, karşı davacı Ahmet .....vekili Avukat tarafından davalılar Gülnafer .....ve çocukları aleyhine 18.06.1997 gününde verilen yanıt dilekçesi ile araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, karşı davacının davasının reddine dair verilen 22.03.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmeyen döneme ait ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O halde bilinmeyen döneme ait gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri %10 oranında arttırılmalı ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
3- Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan işte olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, davacıların ölene yakınlıkları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatlar azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4- Davalı-karşı davacı araç hasarı nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece araç hasarının mahkeme tespiti, hasar fotoğrafı ya da tanık beyanlarıyla kanıtlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı araç parçaları ve araç tamiri işçiliğine ilişkin üç adet fatura sunmuştur. Yeminle dinlenen tanıklardan Selami ......, faturaların kendisi tarafından düzenlendiğini ve kazadan sonra vermiş olduğu mallara karşılık olduğunu, Hamit ...... ise, traktörü kendisinin tamir ettiğini ve parçaları da faturayı kesen oto çiçekten aldığını, parçaların tamamını traktörün tamirinde kullandığını belirtmiştir. Şu durumda zarar kapsamının belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 23.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy