(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacılar Dinç Bilgin ve diğeri vekili Avukat Ömer Gökhan Ovat tarafından, davalılar AKS TV reklamcılık ve Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ve diğeri aleyhine 2.4.1998 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.2.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi de davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.10.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Tekin Pekince ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat Çiğdem Çokgezer geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar davalıların sahibi oldukları Show TV ve Cine 5 logosu ile yayın yapan televizyon kanallarında spor sayfası ve maraton isimli programlar ile maçın naklen yayınları sırasında maç devresi arasında yedi gün süreyle yapılan yayına dayanmışlardır. Bir yayından vazgeçmişler, diğer yayınlardan hangisinden ne miktar istendiği dava dilekçesinde belirtilmediği gibi, duruşma aşamasında da açıklattırılmamıştır. Şu durumda davacılardan, hangi yazıdan ne miktar tazminat istedikleri açıklattırılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz eden davacılara ve davacılar yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının da temyiz eden davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 24.10.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Değişik nedenlere dayanılarak tazminat davaları açıldığında hangi nedenden dolayı ne miktar tazminat istenildiği dava dilekçelerinde gösterilmeli; şayet miktar toplam olarak belirtilmişse yargılama sırasında hakimce davacı taraftan açıklama yapması istenmelidir.
Dava açımında dilekçeyle bu ayrım yapılmamış ve yerel mahkemenin yargılama süresince bu husus açıklattırılmamışsa, özellikle manevi tazminat istemlerine ilişkin davalarda, temyiz incelemesi aşamasında, salt bu yüzden karar bozulmamalıdır. Çünkü, hangi nedenden ne miktar manevi tazminat istendiği açıklattırılmalıdır denilerek karar bozulduğunda, sonuç yarar sağlamaz. Bir örnek vermek gerekirse; davacı hakaret edilmek ve dövülmek suretiyle kişilik haklarına saldırıldığı iddiasıyla-diyelim ki- bir milyar lira manevi tazminat istedi. Bu toplam miktar mahkemesinde başlangıçta açıklattırılmamışsa temyiz incelemesi sırasında beşyüzer milyon liradan toplam bir milyar lira istenildi olarak inceleme yapılmalıdır. Aksi takdirde, bundan dolayı bozma sonrası, oluşan duruma göre ayırım yapılır. Diyelim ki, iddia edilen hakaret suçu oluşmadı; davacı vekili hakaret nedeniyle on milyon, dövme nedeniyle 990 milyon istiyoruz,.. diye açıklama yapabilir. Hukuk, buna olanak tanımamalıdır.
Öte yandan, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddia edilmiş ve yayınlar birbiri ardı sıra bir konuyu işlemişse; bu takdirde her bir yayından ne miktar tazminat istendiğinin sorulmasına hiç gerek yoktur. Nasıl ki bir yayın bir cümlesiyle değil, o cümle yayının tümü içinde değerlendirilmeye tabi tutulursa tefrika halinde yayınlar da tümüyle değerlendirilmelidir. Yayındaki amaç ve iddia edilen saldırı ancak böyle bulunabilir, böyle değerlendirilebilir.
O halde, sayın çoğunluğun yedi gün süren yayının hangi güne isabet edeninden ne miktar tazminat istendiğinin davacı yana açıklattırılması doğrultusunda ki bozma kararına katılmak mümkün değildir. İşin esasına girilerek tüm yayınlar birlikte değerlendirilip uygun bir sonuca varılmalıdır. 24.10.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy