(818 S. K. m. 41)
Davacılar S.Salih Saraçoğlu ve Erol Hancıoğlu vekili Avukatlar Hasan Himmetli ve arkadaşları tarafından, davalılar Beykent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi ile Levent Tezcan aleyhine 18.9.1998 ve 3.11.1998 gününde verilen dilekçeler ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile elatmanın önlenmesinin ve karar özetinin yayınının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davalıların elatmasının önlenmesine, karar özetinin yayınlanmasına dair verilen 21.10.1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan S.S. Beykent Konut Yapı Kooperatifi avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20.6.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı S.S. Beykent Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat Raziye Ünal ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat Bedia Berbermemişoğlu geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar kendilerine ait mimari projeyi kendi projesi imiş gibi imzalayan davalı Levent Tezcan ile bu projeyi inşaatında kullanan diğer davalı Beykent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinden maddi ve manevi tazminat alınması, ayrıca davalıların projeye el atmalarının önlenmesi isteminde bulunmuşlardır. Yerel Mahkemece, istem yönünde hüküm kurulmuş; karar davalılardan Beykent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacılara ait projenin davalı kooperatif tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Projeyi meydana getiren davacılara bu projenin bedelinin ödenmesine hükmedildiğine göre projenin davalı Kooperatif tarafından kullanılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu durumda, ayrıca projeye el atmanın önlenmesine de karar verilmesi işin niteliğine uygun düşmemiştir. Anılan nedenlerle usul ve yasaya uygun görülmeyen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalılardan SS Beykent Konut Yapı Kooperatifi yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, temyiz eden davalı kooperatiften peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.06.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacılar tarafından çizilen yapı projesinin davalılar tarafından haksız bir biçimde el konularak bunun kooperatif inşaatında kullanmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda; davacılar tarafından çizilen projenin davalıların el atmaları fiilinin haksız olduğunun tespitine ve bu projeye yapılan el atmanın önlenmesine, ayrıca 1.689.000.000 TL maddi ve 1 milyon TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan zincirleme alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz sayın çoğunluğunca verilen bozma kararında; proje bedeline hükmedildiğine göre işin niteliğine uygun düşmeyecek şekilde ayrıca el atmanın önlenmesine de karar verilmesi doğru değildir denilmek suretiyle yerel mahkeme kararı bu noktada bozulmuştur. Yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Çünkü; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesinin son fıkrasına göre mahkeme eser sahibinin manevi ve mali haklarının, tecavüzün şümulünü kusurun olup olmadığını varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin duçar olması muhtemel zararlar takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikine karar verir, yine aynı yasanın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin izni olmadıkça eserde ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.
Bu bağlamda olmak üzere, davalı yapı kooperatifinde uygulanan projenin davacılar tarafından yapıldığı yerel mahkeme kabulünde olduğu gibi, sayın çoğunluk da bunu benimsemiştir. Bu duruma göre eserine haksız bir biçimde el atılan eser sahibi, vaki haksız el atmanın önlenmesini isteyebileceği gibi bununla birlikte anılan yasanın 66, 67, 69 ve 70. maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilir. Sayın çoğunluğun görüşünün benimsenmemesi halinde; esere haksız bir biçimde el atan kimseden eser bedelinin tahsil edilmesi durumunda, artık eser üzerindeki tüm hakların haksız elatmada bulunan kimseye geçmiş sayılır. Halbuki anılan yasanın 14, 15, 16, 66, 67, 68, 69 ve 70. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yasa koyucunun amacının bu olmadığı, bu yorumun amacı aşan bir sonuç doğurduğu görülmektedir. Bize göre eserine haksız biçimde el atılan eser sahibi haksız el atmanın önlenmesini istediği gibi, bu haksız el atmadan ötürü oluşan maddi ve manevi zararlarını da istemek hakkına haizdir. Somut olayda talep edilen maddi tazminat haksız el atma nedeniyle, uğranılan maddi zarardır. Bu zararın tahsili ile birlikte haksız el atmanın da önlenmesi gerekir. Aksi halde nasılsa bedeli ödendi diye, haksız el atma durumu devam edeceğinden, eser sahibinin eser üzerindeki tasarruf hakkı da tamamen değilse bile, kısmen ortadan kaldırılmış olur.
Açıklanan nedenlerden ötürü yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bu hususa ilişen bozma hükmüne katılamıyorum. 27.06.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy