(743 S. K. m. 439)
Dava: R.A. vekili Avukat İ.S. tarafından, davalı Ş.A. ve B.A. aleyhine 15.10.1999 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 4.4.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacıların miras bırakanı kanser hastası olup tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilince davalı Ş.A.'nın evinde kalmıştır. Miras bırakanın davalının evinde kaldığı süre içinde kooperatif hissesinin satışı için davalı Ş.A.'ya 7.6.1999 tarihinde ve miras bırakanın rahatsızlığı nedeniyle Notere gelemediğinden mahallinde düzenlenen vekaletname ile yetki verilmiştir. Kooperatif hissesinin devrine ilişkin bedelin iki gün önce davalıların eline geçtiği tartışmasız olup, bu paranın bir bölümü harcanmış kalanı ise davalılar ve davacılar adına ... Finans Kurumuna yatırılmış anılan para dava açılmadan iki gün önce çekilerek hesap kapatılmıştır.
Dava konusu olup miras bırakanın ölümünden iki gün önce bankadan bizzat muris tarafından çekilen bin doların da nerede olduğu konusunda geçerli bir savunma getirilememiştir. Miras bırakan ölümcül hasta olup, davalılar ile birlikte yaşadığına ve 7.6.1999 tarihinde vekaletname düzenlenmesi için notere gidemeyecek durumda olmamasına rağmen bankaya giderek bankadan yüklüce bir miktar olan bin doları çekip iki gün içinde harcamış olması yaşamın olağan akışına aykırıdır. Davalıların kooperatif parasını almış olmaları sabit ve davalılarca kabul edilmişken bin dolardan haberlerinin olmadığının kabulü aynı ortamda yaşamaları ve murisin ağır hastalığı karşısında kabul edilebilir bir savunma değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 2.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava konusu edilen alacağın bir bölümü olan bin doların müteveffa tarafından, bankadan bizzat çekildiği bellidir. Bu paranın ölümü sırasında müteveffanın üzerinde olduğu ve davalılarca alındığı kanıtlanmış değildir. Belli varsayımlara dayanılarak ve dava konusu edilen alacağın diğer bölümü ile paralellik kurularak karar verilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, bu bölüm alacağın da kabul edilmesi gerektiğine dair bozma kararına katılamıyorum. 2.11.2000
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, davacı R.'nin eşi ve diğer davalının babası H.'nin ölmeden önce satılan taşınmazın bedeli paranın davalılar yedinde kalması nedeniyle bu paranın tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine dairemiz sayın çoğunluğunca karar bozulmuştur. Kararın aşağıda açıklanan bölümünün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bu bölüme ilişkin bozma kararına katılamıyorum.
Çünkü; Dava konusu edilen 1000 doların davacıların miras bırakanı tarafından bizzat çekildiği banka kayıtlarından anlaşılmaktadır. Miras bırakan tarafından bankadan bizzat çekilen bu paranın davalılara verildiği veya onlar tarafından alındığı hususunda dosyada hiçbir kanıt mevcut değildir. Tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanan miras bırakanın son günlerinde bu parayı gönlünce harcadığını kabul etmek yaşamın olağan seyrine daha uygun düşer. Bu nedenlerle bu bölüm için yerel mahkemece verilen kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 2.11.2000
Full & Egal Universal Law Academy