(818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava ve Karar: Davacı A. Gaz. ve Mat. A.Ş. vekili Avukat A. O. tarafından, davalı Gerçek Yayıncılık A.Ş. aleyhine 1/11/1995 gününde verilen dilekçe ile davalı gazetedeki yayınlar nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/11/2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğramasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir.
Dava konusu, Meydan Gazetesi'nin 21/10/1995, 22/10/1995 ve 23/10/1995 günlü sayılarında; A. Gazetesi sahibi M. A. I.'ın halktan topladığı paraları yurt dışına çıkarmayı planladığı, A. Gazetesi'ne sürekli zam yaptığı, vermeyi taahhüt ettikleri televizyonları vermelerinin kuşkulu olduğu, M. A. I.'ın yurt dışına kaçacağı şeklinde yayınlar yapılmıştır.
Basının haber verme hakkı, gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık temel kuralları ile sınırlıdır. Bu ilkeler ışığında haber vermek, okuyucunun ilgisini çekebilmek amacıyla haberi uygun sözlerle süslemek, ilginç biçime getirmek ve hatta yer yer toplumun değer yargılarına göre kınayıcı yorum yapmak ve kamuoyunu aydınlatmak basının hakkı olduğu kadar görevidir de, yayınlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel haberin ya da eleştirinin verilmesinde hukuka aykırılıktan söz edilemez.
Dava konusu edilen yazılarda esas itibariyle A. Gazetesi'nin sahibi M. A. I. hedef alınarak eleştirilmiştir. Davacıya yönelik yayınlar daha çok 23/10/1995 tarihli yazıda yer almıştır. Bu yazılarda gazetenin kampanya başladığından beri sürekli fiyatına zam yaptığı fiyatının emsal gazetelerin fiyatını çok aştığı, kampanyanın sonuca ulaşmasının zor olduğu belirtilmektedir. Dosyada ki delillere göre A. Gazetesi'nin kampanya başlangıcı olan 23/6/1995 tarihinde 15.000.- lira olan fiyatı her ay aratarak 125.000.- liraya çıkmıştır. Gazete, kampanya sonunda okurlarına az sayıda televizyon dağıtabilmiş, alamayan çok sayıda okurun olduğu, televizyon alımı için bağlantı yapılan firmalarla problemler yaşandığı anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında davacı gazeteye yönelik yazıların görünürdeki gerçeğe ve yukarıda belirtilen habercilik ilkelerine uygun olduğunun kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Haber verme ve eleştirme hakkı kullanılırken konu ile ifade arasında düşünsel bir bağ bulunmalı, öz ile biçim arasında bir denge olmalıdır. Yazıda, küçültücü, incitici suçlayıcı, konuyla ilgisi olmayan yersiz ve gereksiz ibarelerden kaçınılmalıdır.
Davaya konu olan olayda; Babıalide A. Gazetesi 23/6/1995 tarihinde 37 ekran televizyon ve sofra takımı kampanyasına başlamıştır. Televizyon kampanyasının bitim tarihi 23/6/1996, sofra takımının sona eriş tarihi 8/1/1996 günüdür.
Meydan Gazetesinin 21-22-23-24/10/1995 günlü sayılarında, Pavyoncu Gazete sahibinin rezil yayını, Dikkat! Kaçacak!, Uyarıyoruz, A. Gazetesi Dürüstçe açıklasın başlıklı yazılarda, on bin liraya mal edilen gazetenin kırk bin liraya satılarak halkın dolandırıldığı, gazete sahibinin topladığı paralarla yatlar, katlar ve limuzin otomobiller aldığı, topladığı trilyonlarca lirayı yurt dışına çıkarmayı ve Moskova'da hiper market açmayı planladığı, aradan dört ay geçmesine rağmen tek bir televizyon için dahi bağlantı yapılmadığı, hiçbir firma ile anlaşma yapılmadığı halde okurlara vermeyi vaad ettiği televizyonlar karşılığında akla hayale gelmeyecek paralar toplandığı, gazete fiatının dört ayda dört kat artırıldığı, televizyon verme kandırmacasının yeni bir bankerzede olayı gibi olduğu, gazete fiatının daha da yükseleceğinin öğrenildiği yazılmış, bazı sorular sorulmuştur.
Toplanan kanıtlara göre, adı geçen gazetenin kampanyanın başladığı 23/6/1995 günü 15 lira olan fiatı, 16/10/1995 günü 40 liraya yükseltilmiş olup olay tarihindeki fiat artışı dört katı değildir. 1995 yılı Haziran ayında 326.132 olan günlük ortalama net satış Temmuz ayında 1.026.400 sayısına ulaşmış, takip eden aylarda bu sayı azalmaya başlamıştır. Dava konusu yazıların yayınlandığı Ekim ayında ise günde ortalama 818.813 adet gazete basılmış, 774.216 adeti satılmış, basılan gazetenin tümü satılmayıp %5,45 oranında iade olmuştur. Diğer bir anlatımla gazete; satılandan daha fazla sayıda basılmıştır. 30.000 Hyundai Brand marka renkli televizyon için Hyundai Corparation ve Jetpa ile 11/9/1995 tarihinde, Eylül 1995-Haziran 1996 tarihleri arasında 500.000 + satıcının tedarik edebilirliğine göre 200.000 renkli televizyon için Hyundai Corparation ile 12/7/1995 günü, aynı firma ile 120.000 + ilave 120.000 televizyon için 12/8/1995 tarihinde yapılan anlaşma örnekleri dosyadadır. 31/8/1995 tarihli sözleşme ile 12/8/1995 günü yapılan sözleşmedeki televizyon sayısı 30.000'e indirilmiştir Heman France S.A. ile 6/12/1995 tarihinde 350.000; Golden Unicom İnternational Ltd. ile 4/7/1995 günü 150.000, ITI s.r.l. Via. İtalia ile 12/11/1995 tarihinde 350.000 adet mutfak malzemesi, yemek seti, çatal bıçak takımı için yapılan sözleşmelerle, depo ve fabrika binası kiralanmasına, değişik tarihlerde akreditif açılmasına ilişkin belgeler dosyaya sunulmuştur.
Öte yandan her dava, açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. Yazıların yayın tarihinden önce kampanyanın yerine getirilmesi için gerekli bağlantılar yapılmış, yer temin edilmiş, ithalat için yetkili makamlara başvurulmuştur. Bu davanın, televizyonların dağıtımına başlanmadan önce sonuçlanması halinde sonradan bir takım sorunların yaşanması, dağıtımın aksaması, bir kısım okurun televizyonlarını alamamaları değerlendirilemeyeceği için davanın uzaması nedeniyle bu hususların da göz önüne alınarak karar verilmesi olanaksızdır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu yazılar, yazıldığı tarih itibariyle gerçekliği kanıtlanmamış olaylara dayalı, yazılı biçimi itibariyle konu ile ifade arasında uygun denge kurulmamış, haber verme ve eleştiri sınırı aşılmış yazılar olduğundan çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. Bu nedenle mahkemece hükmolunan tazminat miktarı konusunda, inceleme yapılması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz. 21.11.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy