(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı I
G
vekili Avukat Ş
I
tarafından, davalı M
A
Y
aleyhine 30/7/1999 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/10/1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde, davalının evlenmek için davacıyı ailesinden istediği, nişan ve düğün yapılarak tarafların bir araya geldiği, resmi nikah yapılmadığı, tarafların 24 yıl birlikte oldukları, dört çocukları bulunduğu, davalının resmi nikahlı eşi ile hiç birlikte olmadığı, davacının resmi nikahlı eşmiş gibi çevrede tanındığı, davacının çocuklarının resmi nikahlı eş üzerine nüfusta kayıtlı olduğu, davanın davacıya resmi nikahlı eşin adına ancak davacının fotoğrafı kullanılarak, pasaport çıkarttığı, bu pasaportla yurt dışına götürdüğü, bilahare Türkiye'de davacıyı ev açtığı ancak 24 yıl beraberlikten sonra davacıyı evden kovduğu belirtilerek davacının hayatının yıkılması, bitirilmesi nedeniyle tazminat istendiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki bu açıklamalar tarafların uzun süre birlikte resmi nikahları olmaksızın karı koca gibi yaşamaları, çevrelerinde öyle tanınmaları, bu süre içinde çocuk sahibi olmaları, davacıya resmi eşmiş gibi pasaport çıkarılması olguların gözetildiğinde evlilik dışı da olsa davacıya toplum içinde bir statü kazandırıldığı, bu statünün ve düzeyin davalının haksız eylemi ile bozulmasının hukuki sorumluluğu gerektireceği kabul edilmelidir. Bu durumun belirlenmesi için tarafların delilleri toplanarak bu statünün bozulmasında, davalının kusurlu bir davranışı bulunup bulunmadığı araştırılarak kusurlu eylemiyle bu statünün bozulmasına sebep olduğunun anlaşılması halinde davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönün araştırılmaksızın ve deliller toplanmaksızın bu beraberliğin gayri resmi bir ilişki olup tarafların rızası bulunduğundan bahisle davayı reddetmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy