(442 S. K. m. 66) (1086 S. K. m. 440, 442) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen kararın; dairemizin 11.5.2000 günlü ve 2000/2585-2000/4628 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde daalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkiki hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, köy ihtiyar kurulunca köye ait meraların korunması için hayvan otlatılmaması kararına rağmen davalıya ait hayvanların yasaklanan yere girmek suretiyle zarar vermiş olduğundan oluşan zararın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edilmiş olduğundan vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda; köy ihtiyar kurulunca davalı aleyhine düzenlenen salma ve para cezasının 442 sayılı köy kanununun 66. maddesine göre takip yapılmasının gerektiğini, köy muhtarlığınca doğrudan davalı hakkında tahsil istemli olarak icra takibi yapılması ve itiraz üzerine dava açılmasının mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine dairemiz kurulunca verilen kararda; köy ihtiyar kurulunun kararına uymayan kişi hakkında davacı köy tüzel kişiliği dilerse köy kanunundaki hükümlere, dilerse genel hükümlere göre uğradığı zararın giderimini isteyebilir. Davacı köy tüzel kişiliği eldeki iş bu davayı açmık suretiyle şimdiki yolu izlediğine, davacı ve davalının kanıtlarını toplanmak suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından bahisle karar bozulmuştur. Davalının karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Gerek maddi hukuk alanında ve gerek usul ve icra hukuku alanında, özel hükümlerin egenel hükümlere göre önceliği vardır. Örneğin amme alacaklarının tahsili hakkındaki 6183 sayılı yasanın uygulama alanına giren bir alacak için genel icra ve haciz yolu ile takip yapılamaz. Çünkü 6183 sayılı yasanın uygulama alanına giren bir alacak için, bu yasada öngörülen özel hükümlere göre takibin yapılması zorunluluğu vardır. Somut olayda da köy ihtiyar kurulunca alınan kararlara rağmen zarar veren kişiler hakkında 442 sayılı köy kanununun 66. maddesi uyarınca özel takip yöntemi öngörüldüğüne göre, köy tüzel kişiliği artık genel hükümlere göre takip yapamaz. Bu gerekçe ile verilen davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanması gerekirken kararın bozulmuş olması doğru değildir. O halde HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenle onanmalıdır.
Sonuç: Davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, bozma kararının kaldırılmasına ve kararın yazılı nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davacıya yükletilmesine ve karar düzeltme isteyen davalıdan peşin alınan red karar harcının istek halinde geri verilmesine 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy