(2886 S. K. m. 1)
Dava: Davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat tarafından, davalı Nazif ...vd.leri aleyhine 16.10.1998 gününde verilen dilekçe ile yapılan ihale sonucu hazineye verilen 306.832.000 TL. zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.10.1998 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Bakanlık adına Hazine avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahi Merkezi Hastanesinin 1995 yılında yapılan kuru gıda ihalesinde 2886 sayılı yasa ve Bütçe Uygulama Genelgelerine aykırı davranılarak ve yolsuzluk yapılarak verilen zararın tazminini istemiştir. Mahkemece, davalıların ihale ile gıda maddelerini satın alırken üç yerden teklif aldıkları ve en ucuz teklif veren yerden alım yaptıkları, pazarlık yöntemi ile yapılan ihalelerde ihale yönetmeliğine göre teklif alınmasının belli bir şekle bağlı olmadığı, üç firmadan teklif alınmasının yeterli bulunduğu, Devlet İhale Yasasında ticaret odasından fiyat alınacağına dair bir hüküm olmadığı, ticaret odasının bildirdiği fiyatların baz alınarak ucuz veya pahalı tespitinin yapılamayacağı, davacı müfettişlerinin satın alma bedelleri ile ticaret odası fiyatlarını mukayese ettiklerini bu nedenle davalıların hazineyi zarara uğrattıklarına kanaat gelmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, davalıların pazarlık yoluyla satın alma öncesinde alınan tekliflerin usulüne uygun alınmadığı, tek bir kişi tarafından doldurulmuş olduğuna dair iddia ve bu iddiayı doğrulayan 4.7.1997 tarihli Merkez Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz raporu bulunduğu, yapılan alımın ticaret odası fiyatlarına uygun bulunmadığı, ticaret odasının bildirdiği iki ayrı fiyatta bir önceki sene fiyatlarının, bir sonraki sene fiyatlarından fazla olması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı ve davalılar hakkında dava konusu olayla ilgili olarak ceza davası açılmak üzere lüzumu muhakeme kararı verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece yapılacak iş, lüzumu muhakeme kararı gereğince açılmış bir dava var ise bu dosyada getirtilmek suretiyle tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek yapılan işlerin mevzuat ve işin gereğine uygun olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuca göre bir karar vermektir. Bu yön gözetilmeden kararda belirtilen gerekçelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 18.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy