(4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacılar H. Ç. ve E. S. vekili Avukat M. H. tarafından, davalı B. Z. aleyhine 4/4/1996 gününde verilen dilekçe ile hakaret ve haksiz isnatlar nedeniyle 400 milyon lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 200 milyon lira manevi tazminatın davalıdan alınmasına dair verilen 2/3/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız şikayet yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen ve davalı tarafından Cumhuriyet Savcılığına verilen şikayet dilekçesi üzerine davalı hakkında görevli memura hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucu, sözlerin eleştiri niteliğinde olduğu ve suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle davalı-sanığın beraatine karar verilmiş, bu karar henüz kesinleşmemiştir.
Ceza yargılamasında; davalı tarafından verilen dilekçedeki sözlerin eleştiri sınırları içerisinde kaldığının kabulüne karşın, bu davada aksinin kabulü ile eleştiri sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğuna karar verilmesi, çelişkiye neden olacaktır. Hukuk hakiminin; ceza mahkemesindeki beraat kararını gözetmeyerek, dilekçedeki sözleri ayrı bir sonuca götürecek şekilde değerlendirme yapması doğru değildir. Bu nedenle, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy