(743 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Serhat Nalbantoğlu vekili Avukat Tuğba Kayaş tarafından, davalılar Rahmi Dilligil ve Murat Atak aleyhine 7.3.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırı iddiasıyla manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 4.7.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6.2.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan Rahmi Dilligil vekili Avukat Ceyhan Mumcu ile karşı taraftan davacı asil Serhat Nalbantoğlu ve adına vekili Avukat Tuğba Kayaş geldiler, öteki davalı Murat Atak adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dava, haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Devlet Tiyatrosu sanatçısı olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle aldığı raporu idareye verdiğini, davalılardan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olan Rahmi Dilligil'in tensibi ve diğer davalı Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Murat Atak'ın imzası ile tiyatro girişine duyuru asılarak, oyunun kendisinin psikolojik rahatsızlık geçirmesi nedeniyle iptal edildiği şeklinde ifade kullanıldığını, böylece sanatçı kişiliğini zedelemeye, onurunu kırmaya, sanat yaşamına son vermeye yönelik art niyetli, sanatçıya duyulan kin ve garez duygularının etkisiyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalılardan manevi tazminat alınması isteminde bulunmuştur. Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dava konusu edilen Sanatçımız Serhat Nalbantoğlu'nun psikolojik bir rahatsızlık geçirmesi nedeniyle AZİZNAME-95 adlı oyun bu hafta iptal edilmiştir şeklindeki sözlerin yer aldığı duyurunun davalılardan Rahmi Dilligil'in katkısı ve diğer davalı Murat Atak tarafından yazılıp asıldığı benimsenerek istem kısmen kabul edilmiştir. Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olan davalı Rahmi Dilligil'in davaya konu edilen sözlerin yer aldığı duyuru metninin hazırlanmasında ve seyircilere duyurulmasında bir katkısı bulunduğu, yazılı ya da sözlü emir ve talimat verdiği kanıtlanamamıştır. Devlet Tiyatroları Genel Müdürünün onayı alınarak ve bilgisi dahilinde Ankara Tiyatro Müdürü tarafından duyuru yapıldığı biçimindeki tanık anlatımları, adı geçen davalının olaya katkısı bulunduğunu doğrulamaktan uzak soyut açıklamalar niteliğindedir. Bu durumda adı geçenin zararlandırıcı eyleme katkısının yokluğu nedeniyle davalı Rahmi Dilligil hakkındaki davanın reddine karar verilmek gerekirken manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalı Murat Atak'ın temyizine gelince; kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Yasanın 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırının amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu edilen duyurunun davacının aldığı rapor gereğince yapılmış olması, seyircilerden oluşan belli bir çevreyi ilgilendirmesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir olunan manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde tazminat takdiri için karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 ve 2 sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan Rahmi Dilligil yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy