(818 S. K. m. 41, 46, 47)
Dava: Davacı tarafından, davalı Numan 9.10.1996 ve 28.4.1998 gününde verilen dilekçelerle trafik kazasında yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 4.5.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6.2.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili, karşı tarafından davacı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, karşıdan karşıya geçtiği sırada davalının aracı ile kendisine çarpması sonucu yaralandığını belirterek, yaralanma nedeniyle yaptığı tedavi giderleri, sürekli iş göremezlik zararı ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, bilirkişi tarafından hesaplanan miktar benimsenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı hakkında Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasına müdahil olarak katılmış ve 100.000.000 lira manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu mahkemede tazminata hükmedilmemiş ve davacı asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada 250.000.000 lira manevi tazminata hükmolunmasını talep etmiştir.
Manevi tazminat olaydan duyulan elem, üzüntü ve acının karşılığı olup niteliği itibariyle sonradan arttırılamaz. Davacı, ceza mahkemesinde istediği ilk taleple bağlıdır. Yerel mahkemece, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gözetilmeden, bu davada istenen ve sonradan arttırılan miktar dikkate alınarak 200.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Tazminatın kapsamı ile ilgili olarak hazırlanan ve mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bilinmeyen döneme ait ücret artışı ve indirimi yıl yıl yapılmamış olduğundan gerçek zarar tam olarak belirlenemez.
O halde bilinmeyen döneme ait gerçek zararın ve hüküm altına alınacak tazminat miktarının belirlenmesi için, raporun düzenlendiği tarihte bilinen son gelir miktarı esas alınmalı ve her yılın toplam geliri %10 oranında arttırılmalı ve yine %10 oranında indirilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
Açıklanan bu yönteme uygun düşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, tazminatın belirlenmesi ilkelerine uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
4- Davacı, olaydan önce aşçı olarak aylık 25 milyon lira kazandığını belirterek istemde bulunmuştur. Mahkemece 1997 yılı itibariyle yaptırılan zabıta araştırmasında davacının işçi olduğu ve aylık kazancının 20 milyon lira olduğu saptanmıştır. Hükme dayanak tutulan bilirkişi raporunda davacının işçi olarak aylık 20 milyon lira kazandığı, bu gelirin asgari ücretin 1.175 katı olduğu benimsenerek zarar hesabı yapılmıştır. Bu durumda davacının olay tarihinde elde ettiği gelirin doğru olarak belirlendiğinden söz edilemez. Davacının geliri çalıştığı yerden sorularak gerçeğe uygun biçimde belirlendikten sonra mevsimlik olarak çalıştığı da göz önünde tutulmak suretiyle uğradığı gerçek zararı hesaplatılmalıdır. Karar anılan yönün gözetilmemiş olması nedeniyle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2, 3 ve 4) nolu benlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy