(818 S. K. m. 47) (2918 S. K. m. 111)
Dava: Davacılar Levent Bars (kendi adına asaleten Vicdan'a velayeten) ve Gülay Bars vekili Avukat Ali Haydar Nurullahoğlu tarafından, davalı Musa Kalem aleyhine 5.5.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30.9.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacılar trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi tazminatın ödettirilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme davacılar tarafından bu olay nedeniyle doğan zarardan davalının ibra edildiği gerekçesi ile istem reddedilmiştir.
Davanın trafik kazası sonucu doğan zararla ilgili olduğu tartışmasızdır. Yine bu yüzden davacıların zarar gördüğü de anlaşılmaktadır. Tartışmalı olan yön ibraname başlığını taşıyan 3.7.1997 günlü belgenin davalıyı sorumluluktan kurtarıp kurtarmayacağı noktasında toplamaktadır.
Mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı belgede davacı Levent Bars ile davalı Musa Kalem arasında trafik kazası sonucu tarafların birbirlerinden hak ve alacağı kalmadığı biçiminde düzenlendiği görülmektedir. Bu belgeye karşı davacı, tedavi giderlerinin davalı tarafından ödenmesi üzerine belgenin düzenlendiğini açıklamış, bu açıklama davalı tarafından da duruşmada doğrulanmıştır. Davacılar dava dilekçesinde iş gücü kaybından doğan zarar ile manevi tazminat talebini de bulunmuşlardır. Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinde de bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz bulunduğu ifade edilmiştir. Maddenin şu düzenleniş biçiminden zararın giderilmesine ilişkin olan anlaşmaların ortadan kalkmayacağı ancak yapılan ödemelerin zarardan düşülebileceği kabul edilmek gerekir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacılar tarafından istenilen maddi tazminata ilişkin kalem ve miktarları belirlemeli, şayet davalı tarafından yapılan bir ödeme varsa gerçekleşen zarardan düşülmeli, geriye kalan kısım için maddi tazminata ve Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi gözetilerek de takdir edilecek miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy