(818 S. K. m. 47, 49) (1136 S. K. m. 164)
Dava ve Karar: Davacılar T. Ç. ve Ö. Ç. vekili Avukat Ömer Asım Livanelioğlu tarafından, davalılar H. Y. ve arkadaşları aleyhine 10.9.1998 gününde verilen dilekçeyle haksız eylem ve yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle her iki davacı için 2,5 milyardan toplam 5 milyar lira manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüyle T. Ç. için 750.000.000 lira davalılardan müşterek müteselsilen, Ö. Ç. için 500.000.000 lira H. Y. dışındaki davalılardan tahsiline Ö. Ç.'in H. Y. hakkındaki davasının reddine dair verilen 22.12.1999 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.4.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Burhan Çelik geldi. Karşı taraftan davacılar vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Davacılar Dilekçelerinde davalı Gökyüzü Sanat Ürünleri Ltd. Şti.nin sahibi D. U.'un sorumlu müdürü olduğu Aydınlık Dergisinin 30.8.1997 günlü nüshasında H. Y.'ın İşçi Partisi Genel Merkezinde 25.8.1997 günü yapılan basın toplantısında sarfettiği sözlerin dergide Çakıcı'nın kara para transferi Ç.'e uzanıyor. başlığıyla yayınlandığını ve bu suretle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirtip her bir davacı için 2.500.000.000 lira olmak üzere toplam 5.000.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar cevaplarında, dergide yer alan sözlerin birden fazla basın yayın organlarında yer aldığını, ve bazı kişiler tarafından verilen bilgiler olduğunu ileri sürüp davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece sarfedilen sözlerin kamu yararı, kişilik hakları dengesini bozan ağır bir taarruz niteliğinde olduğu belirtilerek T. Ç. için 750.000.000 lira Ö. Ç. için de 500.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Davacıların iddialarına karşı davalılar verdikleri cevapta, haberlerin doğru olduğunu belirtip delillerini bildirmişlerdir. Mahkemece 2.6.1999 günlü oturumda davalıların bildirdiği delillerin toplanıp toplanmaması konusunda da karar verileceği, ara kararı verildiği halde bu konuda herhangi bir karar verilmediği görülmektedir. Mahkemece bu dilekçeyle birlikte ibraz edilen delillerin ve delil listesinde belirtilen diğer deliller ilgili yerlerden getirtilip incelememiştir.
Kaldı ki dava konusu itibariyle de bildirilen delillerin incelenmesi gerekir.
İddiaların açıklığa kavuşturulması bakımından yukarda belirtildiği üzere delillerin tamamının toplanıp hüküm yerinde tartışılmadan yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Kabul durumuna göre de her bir davacı yayın nedeniyle ayrı ayrı manevi tazminat istemişlerdir.
Bu durumda her bir davacının açtığı manevi tazminat davasının ayrı ve bağımsız bir dava niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı Ö. Ç.'in H. Y. hakkında açtığı davanın reddine karar verilmiş olmasına göre davalı H.Y. yararına Avukatlık Ücret Tarifesinin II. maddesine göre ücret takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy