(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı L. vekili Avukat Ö.K. tarafından, davalı U.U. Mağazaları A.Ş. aleyhine 26.11.1996 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.3.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, polis memurları tarafından el konularak emanete alınan ve daha sonra Karaköy Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'ne oradan da davalı şirkete muhafaza için gönderilen aracının ceza yargılaması sonucu iadesine karar verilmesi üzerine davalı şirkete başvurulmasına rağmen 4970 dolar ardiye ücreti ödemeden iadenin yapılmadığını, davalıya borcu olmadığının tespiti ile aracın teslimi isteminde bulunmuştur.
Davacının Cherokee marka jeepine 5.7.1993 tarihinde el konularak Karaköy Yolcu Salonu Gümrüğüne ve anılan Gümrük Müdürlüğü aracı 22.11.1993 tarihli yazı ile davalı şirkete muhafaza için göndermiş, davalı tarafından düzenlenen 25.11.1993 tarihli ambar fişi ile araç teslim alınmıştır. Davalı U.A.Ş. Odalar ve Borsalar Birliği'nin bir kuruluşu olup gümrüklenmemiş veya tekel altında bulunan malların korunacağı antrepolar işleten bir şirkettir. Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'nce yazılan yazı üzerine antrepoda muhafaza altına alınmıştır. Davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonunda aracın kaçak olmadığı ancak Türkiye'de kalma süresini geçirerek çıkış yapmadığı, eylemin 1567 sayılı Gümrük Yasası'na aykırılık suçunu oluşturduğu ve triptik süresinin geçirilmesi nedeniyle sanığa ait aracın sınır dışı edilmek üzere davacıya teslimine ve kaçakçılık suçundan beraatine karar verilmiştir. Davacı ceza yargılaması sonrası davalıya iade için başvurduğunda birikmiş ardiye ücretinin ödenmesini istemiştir. Davacı her ne kadar kesinleşmiş mahkeme kararına ve 7.2.1985 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına göre ardiye ücreti ödenmesi gerekmediğini ve aracının iade edilmesinin gerektiğini iddia etmiş ise de ceza yargılaması sonunda verilen karar yurtdışına çıkarmak kaydı ile iade olunduğundan ve anılan kararın kapsamı gereği davacının borcu bu karar ile doğduğundan ve davalı şirkette aracı muhafaza ederek edimini yerine getirdiğinden ardiye ücretine hak kazanmıştır. Anılan Bakanlar Kurulu kararı kamu kurum ve kuruluşlarına ait depo ve sundurmalarda bulunan kaçak zannı ile el konulan her türlü eşya ve vasıtaya ait ardiye ücretinin alınmayacağı şeklinde olup Anonim Şirket olan davalı yönünden bu kararın uygulanabilirliği söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle davacının davalıya hak kazandığı ardiye ücretini ödeyerek aracını teslim alması gerekir. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin davalının aracı muhafazadan doğan ardiye ücretini aracı teslim eden idareden isteyebileceği aracı davacıya teslim etmekten imtina edemeyeceği gerekçesiyle davacının davalıya borcu olmadığının tespiti ile aracın davacıya teslimine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.1.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, idarece el konularak emanete alınan ve davalı şirkete muhafaza için gönderilen aracın, ceza yargılaması sonucu iadesine karar verilmesi üzerine, ardiye ücreti ödenmeden iade yapılmadığından söz ederek davalıya borcu olmadığının tespiti ile aracın teslimi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece istek kabul edilmiş. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
7 Şubat 1985 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına göre "Kaçak zannı ile el konulup yetkili mahkemelerce verilmiş müsadere kararı kesinleşen", "Her türlü eşya ve vasıtaya ait ardiye ücreti alınmaz." Davacı hakkında İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ve 1918 sayılı yasaya aykırılıktan açılan dava beraatle sonuçlanmıştır. Ayrıca anılan kararda "...jipin sınır dışı edilmek üzere sahibine teslimine..." tümceleri bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasında bir hukuki ilişki bulunmamaktadır. Araç davacı tarafından teslim edilmemiştir. Davacının yasal dayanağı yukarıda aktarılan Bakanlar Kurulu Kararı ve mahkeme ilamıdır.
Davalı şirket ardiye alacağını Gümrük İdaresine karşı ileri sürebilir. Hukuki ilişki tarafı olmadığı için hapis hakkını kullanamaz. Öte yandan söz konusu aracın emanete alınma nedeni 1918 sayılı yasaya aykırılıktır. 1567 sayılı yasa açısından emanet işleminin irdelenebilmesi için "Gümrük Genel Tebliği", (Taşıt Takibi), (Seri No:1) bağlamında 5. maddenin irdelenmesi taşıtın Tasiş İşletme Müdürlüğü'ne teslim edilip edilmemesi olğusu araştırılmalıdır.
Çoğunluğun değerli bozma düşüncesine yukarıda aktarılan gerekçe ile katılamıyorum. 25.1.2001
Full & Egal Universal Law Academy