(818 S. K. m. 41)
Davacı Mustafa Onay vekili Avukat E.M. tarafından, davalı Şükrü Eren aleyhine 18.6.1996 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle ... gereği görüşüldü.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, inşa halinde bulunan evini davalının dozer ile yıktırdığını belirterek zararının giderilmesini istemiştir. Davalı, yıkılan evin kooperatif arsası üzerinde bulunduğunu ve kooperatif tarafından yıktırıldığını, şahsi bir tasarrufu olmadığını savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının kooperatif başkanı sıfatıyla 'yıkım yaptırdığı ve husumetin kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği belirtilerek husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalardan; yıkılan yapının davacıya ait olduğu, zeminin ise kooperatife ait bulunduğu, olay tarihinde kooperatif başkanı olduğu anlaşılan davalı tarafından dozer vasıtasıyla yapının yıktırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, yapının kooperatif tarafından yıktırıldığını savunmuş ise de, bu konuda bir kooperatif evrakı veya yıkım kararı gibi bir belge ibraz etmemiştir. Dinlenen tanıklar o dönemde kooperatif başkanı olan davalının yıkım mahallinde bulunduğunu açıklamışlardır. Herhangi bir belge veya resmi karara dayanmaksızın başkasına ait yapının yıktırılması haksız eylem niteliğinde/olup dosya içeriğinden davalının haksız eylemi yapan kişi olarak davacının zararından sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır. Zarar kapsamı belirlenerek davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın reddedilmesi bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 4.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy