(743 S. K. m. 4)
Dava: Davacı Hüseyin Ayhan ve diğerleri vekili Avukat Fahrettin Kazancı tarafından, davalı Çimse Çimento San. ve Tic. AŞ. aleyhine 24/5/1999 gününde verilen dilekçe ile araç üzerindeki haczin kaldırılmamasından doğan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/7/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, araç üzerindeki haczin kaldırılmamasından doğan maddi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Dava konusu araç davacılar tarafından 29/7/1998 tarihinde noterden satın alınmıştır. Ancak bu kesin satın almaya rağmen trafik kaydında tescil işlemini yapmamışlardır. Davalı şirket ise aracı davacılara satan kişiden alacaklıdır. Alacağı tahsil için icra takibi başlatıp, trafikte araç halen eski malik adına kayıtlı olduğu için kayıt üzerine haciz uygulanmıştır. Araç davacıların kullanımında olup fiili haciz uygulanmamıştır. Davacılar, daha sonra araç plakasını değiştirmek için trafiğe başvurduklarında, üzerinde haciz şerhi olduğunu görerek 26/10/1998 tarihinde davalıya başvurup haczin kaldırılmasını istemişlerdir. Davalının konuyu yargının çözmesi gerektiğini belirtmesi üzerine, davacılar bu kere 9/12/1998 tarihinde icra müdürlüğüne başvurmuşlardır. İcra müdürünün kaydı üstün tutarak talebi reddetmesi nedeniyle İcra Tetkik Merciine şikayette bulunmuşlardır. İcra Tetkik Mercii noter satış belgesini üstün tutarak şikayeti kabul etmiş, bu karar üzerine icra dairesi araç üzerindeki haczi kaldırmıştır.
Anlatılan şu duruma göre, davacılar aracın kesin satışını almalarına rağmen süresi içinde trafik kaydına işletmemekle kusurludurlar. Davalı şirket alacağına karşılık trafik kaydı üzerine yasal hakkını kullanarak haciz şerhi koymuştur. Araç fiilen haczedilmemiş, davacıların kullanımında kalmıştır. Davacılar trafik yasasındaki hükümlere göre icraya başvurarak haciz şerhinin kaldırılmasını isteyebilirlerdi. Nitekim daha sonra davacı icra yoluyla şerhi kaldırtmıştır. Olayda davalının hukuka aykırı bir eylemi olmadığı halde tazminatla sorumlu tutulmuş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 4/2/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy