(818 S. K. m. 41)
Davacı Ö. F. Saroğlu vekili Avukat N. Özpolat tarafından, davalı B. Toprak Cevherleri İşl. ve San. aleyhine 12.11.1997 tarihinde verilen dilekçe ile davacının ruhsat alanı içerisindeki yerden malzeme alınması sebebiyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 8.5.2001 tarihli kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili temyize cevap dilekçesiyle de davacı vekili taraflarından süresi içerisinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 5.3.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili gelmedi, karşı taraftan davacı vekili Avukat T. Yıldız geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Sair temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ilişkin maden işletme ve ruhsat sahasından davalının izinsiz mıcır çıkartıp sattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı cevabında davanın zamanaşımına uğradığını ve davacıya ilişkin sahadan malzeme alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istek kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının 4.11.1999 gününde verilen bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine itirazın yerinde görülmesi sonunda 4.9.2000 gününde verilen ek bilirkişi raporunda zararın 39.954.440.000 TL. olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 7.12.2000 günlü oturumdaki beyanında davamız ek bilirkişi raporu ile sabit olduğu, talebimiz gibi karar verilsin demiş, bu rapora itiraz etmemiştir. Şu halde zararın 39.954.440.000 TL. olduğunu kabul etmek gerekir. Buna karşın dava dilekçesindeki miktara hükmedilmesi doğru değildir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Şu halde kanuni faize hükmedilmelidir. Anılan yön gözetilmeden reeskont faizine sabit miktarı da belirlenerek hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz edilen kararın 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 05.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy