(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasındaki haksız tedbir kararı nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 5/7/2001 gün ve 2001/2298-2001/7199 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde taraflar vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davacıların karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2- Davalının karar düzeltme isteğine gelince; Dava, haksız ihtiyati tedbir kararından zarar nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş; davalı hazinenin temyiz üzerine karar; Davalı Hazine, davacılar adına tapuda tarla olarak kayıtlı olan taşınmazın mera olduğu iddiası ile tapu iptal davası açmış ve bu davada verilen tedbir kararı ile davacıların taşınmazı kullanmaları engellenmiştir. Tapu iptal davası sonucunda Hazine yönünden davanın reddine, müdahil davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü yönünden davanın kabulü ile tapu kaydı iptal edilmeden beyanlar hanesine "Sultan Beyazıt Vakfından Mera" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. Böylece Hazinenin talebi ile uygulanan tedbir kararının haksız olduğu anlaşıldığına göre bu yüzden doğan zarardan sorumludur. Davacılar tedbirin devam ettiği sürede bu yeri tarla olarak kullanamamış olmaları nedeniyle uğradıkları zararı istemektedirler. Mahkemece zarar talep doğrultusunda tarla gelirine göre hesaplanarak tazminata hükmedilmiştir. Ancak ne var ki tapu iptal davasında dava konusu yerin Vakıf Merası olduğuna karar verilmiş olup, dosyalarda mevcut delil ve belgelere göre de çok önceden beri mera olarak kullanıla geldiği, hiçbir tarihte tarla olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıların da bu yeri fiilen tarla olarak kullanmadıkları anlaşıldığına göre davacılara haksız tedbir nedeniyle bu yerde mera olarak bir tasarrufta bulunamamış olmaları nedeniyle uğradıkları zarar belirlenip ona göre karar verilmelidir. Ayrıca tapu iptal davası sırasında tedbir kararının kaldırıldığı 15.4.1980-16.6.1983 tarihlerini kapsayan dönem içinde davalının sorumluluğunu gerektiren hukuki bir neden bulunmadığından bu dönemde zarar kapsamı dışında tutulmalıdır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalı hazine, karar düzeltme aşamasında, 16/6/1983 tarihinde ikinci kez alınan ihtiyati tedbir kararının yalnızca tapu kaydı üzerinde uygulandığını; öncekinin aksine arz üzerinde bir işlem yapılmadığını tekrar savunmuştur.
Gerçekten, davada alınan ilk ihtiyati tedbir kararı arz üzerine de tedbir konulmasını kapsadığına ve taşınmaz yediemine teslim edildiği halde ikinci tedbir karan nedeniyle taşınmaz hakkında aynı işlemin yapılıp yapılmadığı; mahkemece tartışılmamıştır. Bunun araştırılıp tartışılması; şayet ihtiyati tedbir yalnız tapu kaydı üzerine konmuşsa taşınmazın bu tedbirle davacılar tarafından kullanılmasının engellenmediği sonucunun da gözetilmesi gerekir. Çünkü, davacılar, kayıt üzerine konulan tedbir yüzünden taşınmazı satamadıkları gibi bir nedene dayanmamakta; yalnızca araziyi kullanamamalarını ileri sürerek tazminat istemektedirler.
O halde, temyiz aşamasındaki bozma kararına ek gerekçeyle yeni bozma nedeni eklenmelidir. Bu nedenle davalı karar düzeltme istemi HUMK'nun 440-442 maddeleri gereğince kabul edilmelidir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacıların karar düzeltme isteminin reddine, (2) sayılı bentte yazılı nedenlerle davalı hazinenin karar düzeltme isteminin kabulüyle bozma kararına ek gerekçeyle yeni bozma nedeni eklenmesine ve aşağıda yazılı ret karar harcının karar düzeltme isteyen davacılara yükletilmesine HUMK'nun 442/3 ve TCK.'nun 24. maddesi gereğince 35.591.400 lira para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 7.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy