(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Ahmet Aydın vekili Avukat ismet Yamak tarafından, davalılar Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Mustafa Yeşil aleyhine 6.1.2000 ve 19.12.2000 gününde verilen dilekçeler ile satış yetkisi olmayan vekaletname ile yapılan taşınmaz satışının iptali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.3.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü adına Hazine Avukatı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre maddi tazminata yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, ihtiyacı için satın aldığı dairenin, vekaletnamede satış yetkisi olmaması nedeniyle mahkeme kararı ile elinden çıkması nedeniyle üzüldüğünü belirterek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece istek kısmen kabul edilmiştir.
BK.nun 49 maddesi gereğince kişisel çıkarları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. MK.nun 24. maddesi hükmüne göre de kişisel çıkarları haksız tecavüze uğrayan kişi tecavüzün meninin isteyebileceği gibi maddi ve manevi tazminat da isteyebilir. Kişisel hakları kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet ve itibar, ün, ad, sır ve resim hep kişisel varlıklardır. Şu halde BK.nun 49. maddesi hükmünce manevi tazminata karar verilebilmesi için kişisel yararların saldırıya uğraması ön koşul olarak aranmalıdır ve bu hüküm mal varlığına ilişkin zarar halinin kapsamamaktadır. Gerçi mal varlığına yönelen bir eylem az veya çok kişiyi manevi bir üzüntüye düşürebilir. Ancak böyle bir üzüntü BK.nun 49 ve MK.nun 24. maddelerinde korunan kişisel hakların saldırıya uğramasından doğan bir elem niteliğinde değildir. O halde davacının manevi tazminat isteğinin tümden reddine karar verilmek gerekirken aksine bazı düşüncelerle kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenle manevi tazminatla ilgili kısmının BOZULMASINA, maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine 14.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy