(4721 S. K. m. 719, 1007) (743 S. K. m. 645, 917)
Dava: Davacı G... Yapı Tic. ve Paz. A.Ş. vekili Avukat S. Denizoğlu tarafından, davalılar Maliye Hazinesi ve diğerleri aleyhine 29.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın gideriminin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.6.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan hazine vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19.3.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat F. Tanlık ile karşı taraf davacı şirket vekili Avukat S. Denizoğlu geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararın giderimine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılardan Maliye Hazinesi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 1997 yılında satın aldığı 836 parsel sayılı 485.200 m2 miktarındaki taşınmazın TEK tarafından kamulaştırılan kısım çıktıktan sonra 485.151 m2 olarak adına 2098 parsel olarak tescil edildiğini Aliağa Kadastro Müdürlüğü tarafından taşınmazın gerçek yüzölçümünün 201.951 m2 olduğu şeklinde Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, tapu kaydına güvenerek 485.200 m2 yer bedeli ödendiğinden tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğradığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı hazine (eski MK. m.917) (yeni MK. m.1007) koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece taşınmazı davacıya satanlar hakkındaki istem reddedilmiş, hazine yönünden kısmen kabul edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz satış tarihinde kadastro durumu belirlenmiş ve parsel numarası verilmiş bir taşınmazdır. Bu bakımdan MK. nun eski 645-yeni 719. maddesi uyarınca taşınmazın arz üzerindeki sınırları ölçekli haritasında belirtilmiştir. Bu harita taşınmazın gerçek miktarını belirlemeye yeterlidir. Somut olayda haritada bir yanlışlık bulunmadığına göre uyuşmazlığın çözümünde bu haritanın esas alınması gerekir. Somut olayda, haritanın yanlış olmadığı, hatta kadastroca işlemin doğru yapıldığı ancak yazım sırasındaki maddi hata nedeniyle yanlış yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu miktar görülemeyecek düzeyde olmayıp, davacının satın aldığı taşınmazın haritasındaki miktarın 1,5 katından fazladır. Bu hususlar gözetildiğinde-eski MK.917.maddesi yeni 1007 md.- kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Davanın reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz eden davalı Maliye Hazinesi vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 19.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy