(818 S. K. m. 47)
Davacılar S. Tekoğul ve arkadaşları vekili Avukat A. Ö. tarafından, davalılar T. Arslan ve arkadaşları aleyhine 23.3.1999 gününde verilen dilekçe ile ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.7.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayın oluş biçimine, kusur derecesine ve olayın ölümle sonuçlanmış olmasına göre takdir edilen manevi tazminatlar azdır. Her ne kadar dava tam kusura göre açıldığından istemden indirim yapılması gerekli ise de yukarıdaki ilkeler ve olayın özellikle gözetilerek daha üst düzeyde manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 4.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy