(2709 S. K. m. 28) (5680 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 24, 25) (743 S. K. m. 24, 24/a)
Davacı Oya A. vekili Avukat Ahmet Özdemir tarafından, davalı B... Yatırım San. ve Tic. AŞ. ve Ercan D. aleyhine 13/11/2000 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan 5 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1.500.000.000 lira manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 8/5/2001 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili Avukat Serin Erdökmeci tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş ve karar davalılarca temyiz edilmiştir.
G... gazetesinin 17/8/2000 günlü nüshasının 7. sayfasında "Sanki Sevr Memuru" başlığı ile verilen haberde F...t Partisi Ankara Milletvekili olan davacı hakkında, ülkesine ihanet içinde ülkesini parçalamak isteyen bir milletvekili olarak takdim edilmek suretiyle kişilik haklarına zarar verildiği iddiasıyla manevi tazminat istenmiştir. Davalılar, davaya konu haberin gerçek olduğunu ve haberin hukuka uygun olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece yayın ile davacının kişilik haklarına hukuka aykırı biçimde zarar verildiği gerekçesiyle manevi tazminat takdir edilmiştir.
Basının yansız ve özgür biçimde haber verme, bir düşünce ve görüşü tartışma, eleştirme, kamuoyunu aydınlatma gibi görev ve fonksiyonları vardır. Basının bu fonksiyonunu yerine getirebilmesi için ona bazı ayrıcalıklar tanınması gerekir. Kuşkusuz bu ayrıcalık ve özgürlük o meslek mensuplarına bir imtiyaz sağlamak için değil, toplum ve kamu yararı içindir. O halde bu özgürlüğün alanın kamu yararı ve insan haklarının oluşturduğu alanla doğru orantılı olarak artmalı, gereksiz sınırlama ve baskılardan kaçınmalıdır. Ancak tüm özgürlüklerde olduğu gibi basın özgürlüğü de kişi ve toplum yararı açısından sınırlıdır. Basın, haber verme fonksiyonunu yerine getirirken kullanacağı hakkın özel hukuk alanındaki sınırı, gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kuralları ile belirlenmiştir. Haber verme hakkı bu sınırlar içinde kaldığı sürece, davacının kişilik hakları zarar görse bile hukuka uygundur.
Yukarıda sözü edilen sınırlayıcı ilkeler içerisinde dava konusu yayın değerlendirildiğinde; davacının Cenevre'deki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Alt Komisyonunda "Tehdit Altındaki İnsanlar Derneği" adına yaptığı konuşmadan dolayı halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçundan dolayı hakkında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma açılmış, suçun unsurları oluşmadığından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Yayının içeriği bu oluş şekline uygundur. Davacının bir Türk Milletvekili olması da gözetildiğinde kullanılan ifade şekli olayın gösterdiği özelliklere uygun olup özle biçim arasındaki denge bozulmamıştır. Bu nedenle yayının hukuka uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 6/3/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy