( 818 S. K. m. 50, 51, 147) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı Ş. Üstün (asaleten ve Yasemin ile Havva'ya velayeten) vekili Avukat V. Tombul tarafından, davalılar Y. Sarı ve S. Birgül aleyhine 15.12.1997 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasında ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.7.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Y. Sarı vekili Avukat D. Çağlayan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıda bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava trafik kazasında ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar dava dilekçesi ile, davalıların kullanmakta olduğu araçların çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında desteklerinin ölümü nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş karar davalılardan Y. Sarı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesi ile 1.000.000.000 lira maddi tazminattan davalıların birlikte ve zincirleme sorumluluklarına karar verilmesini istemişler, davanın devamı sırasında yapılan incelemede davalılardan S. Birgül'ün %75, Yakup Sarı'nın da %25 oranında kusurlu bulundukları anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacılar istenen 1 milyar lira destekten yoksun kalma tazminatının 750 milyon lirasının Y. Sarıdan, 250 milyon lirasının da S. Birgül'den alınmasını istemişler ve böylece kusur oranına düşecek miktarı ters çevirmişlerdir.
Her ne kadar BK.nun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden ve birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmış ise de davacıların başlangıçta ve dava dilekçesinde her iki davalı arasında bir ayırım yapmadan zincirleme olarak sorumluluklarına karar verilmesini istedikten sonra kendileri tarafından da kabul edilen davalıların kusurları belirlendikten sonra zincirleme sorumluluk isteminden vazgeçip davalıların kusur oranlan ile bağdaşmayacak biçimde istemde bulunması ve dava dilekçesindeki isteminden vazgeçmesi aynı yasanın 147. maddesine uygun düşmemektedir.
Anılan maddenin ikinci fıkrasında alacaklının diğerlerinin zararına olarak birlikte sorumlu tutulanlardan birinin durumunu iyileştirmesini öngören davranış veya beyanının sonuçlarına katlanması gerektiği düzenlenmiştir. Diğer bir anlatımla davacıların başlangıçta her iki davalının birlikte sorumluluğunu istemesine karşın sonradan somut olay itibariyle daha az kusurlu olanın daha fazla, daha çok kusurlu olanın ise daha az tazminatla sorumlu tutulmasını istemesi anılan yasa hükmüne uygun düşmediği gibi iyi niyet kuralları ile de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan bu yönlerin ve yasal düzenlemenin gözönünde tutulmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacılar dava dilekçesinde toplam 1.000.000.000 lira destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlar, 7.7.2000 tarihli dilekçede bu miktarın 200 milyon lirasının Y. Üstün 200 milyon lirasının H. Üstün 600 milyon lirasının Ş. Üstün için olduğunun belirtilmesine rağmen karar yerinde Ş. Üstün için 650 milyon liraya hükmedilmesi HUMK.nun 74. maddesine aykırı görüldüğünden kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) ve (3) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy