(818 S. K. m. 41, 60, 126) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı H. Çimen vekili Avukat S. Ünal tarafından, davalı N. Koştu aleyhine 3/7/2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle uğranılan bakiye zararın ödettirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/9/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dava trafik kazası nedeniyle uğranılan ve ilk dava ile hükmedilen zararın geri kalan kısmının ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davanın taraflarınca temyiz edilmiştir. Davalının zamanaşımı define karşı dosyadaki Adli Tıp Kurumundan alınan daimi işgücü kaybına ilişkin raporun tarihi gösterilmek ve zamanaşımının bu tarihten itibaren başladığı kabul edilerek zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle zamanaşımı definin reddedilmesi doğru değildir. Dava haksız eyleme dayalı olduğundan zamanaşımının olay tarihinden itibaren başladığı ve somut olayın özelliği itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacının yaralanmasındaki gelişen durum itibarıyla bu sürenin uzadığı görülmektedir. Adli Tıp Kurumunun 24/5/1999 tarihli raporunda gelişen durumun sona erdiğinin saptanması ve raporun öğrenilmesi tarihinden itibaren 1 yıl içinde davanın açılması gerekip, adı geçen raporun 23/9/1999 tarihli oturumda öğrenildiği göz önünde tutulduğunda eldeki iş bu dava 3/7/2000 tarihinde açıldığından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmek gerekeceğinden davalının zamanaşımı ve diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacının aynı eylem nedeniyle açtığı ilk dava ile tarafların olaydaki durumları da gözetilmek suretiyle hazırlanan rapor gereğince hüküm kurulmuş ve bu husus dolayısıyla tarafların kusuru temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Eldeki bu dava, ilk dava sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen miktar fazlasına ilişkin bulunmaktadır. İlk davada tüm bu olaylar kesinleşmiş bulunduğundan mahkemece davacının yeniden müterafik kusuru belirlenmek ve kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru görülmeyip, davacının istemi gibi karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.12.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Etkili eylem nedeniyle açılan zararın giderim davalarında kural olarak zamanaşımının başlangıcı etkili eylemin yapıldığı tarihtir. Bazı hallerde etkili eylemin sonuçları bakımından zamanaşımının başlangıcı değişkenlik gösterebilir. "Gelişen durum" diye adlandırılan bu gibi durumlarda etkili eylem nedeniyle vücut bütünlüğünde meydana gelen noksanlığın tedavisi için belirli bir zaman gerekebilir. Bu tedavinin devam etliği süre içinde, zarar görenin gördüğü zararın ne olduğunu bilmesi mümkün bulunmadığından, tedavinin sona erdiği tarih zamanaşımının başlangıcında esas alınır. Bir örnek verilecek olursa: Kemik kırığı ile sonuçlanmış bir etkili eylem nedeniyle mağdurun tedavisi için bazı işlemler yapılıp bu işlemlerin sonunda işten kalma süresinin belirlenmesi ve daimi işgöremezlik nispetinin ne kadar olduğu gibi bulguların tespiti gerekmesi halinde, tedaviye yönelik tüm işlemlerin sona erdiği tarih gelişen durumun sona erdiği tarihtir. Zamanaşımının başlangıç zamanı da buna göre belirlenir. Gelişen durum olsun veya olmasın etkili eylemin sonuçları konusunda alınmış bulunan raporların alınış tarihi bu bakımdan önemli değildir. Çoğu kez zarar görenin ihmali veya rapor veren yerin gecikmesi ile rapor isteyen yerin rapor almaya geç göndermesi gibi durumlarda gelişen durumdan söz edilemeyeceği için zamanaşımının başlangıcı rapor tarihine göre değil, etkili eylem veya gelişen durum varsa gelişen durumun sona erdiği tarihe göre hesap edilmelidir.
Eldeki davaya gelince; Olaydan doğan yaralanmanın tedavisi çok önce bitmiştir. Bu bitiş tarihi itibarıyla davacı zararını bilebilecek durumdadır. Keza Adli Tıp Kurumu'nun tanzim ettiği rapor önceden de verilebilecek durumda olduğundan olayda zamanaşımının gerçekleşmiş olmasına rağmen, zamanaşımı ile ilgili temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi uygun olmamıştır. Bu nedenle Dairemiz kararının 1. maddesindeki davalının temyiz itirazlarının reddi ile ilgili bölümüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy