(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Ülgen S. tarafından, davalı Ayşe Zuhal Ç. aleyhine 3.7.2001 gününde verilen dilekçe ile davalı-karşılık davacı vekili Avukat Suat Balkar tarafından davacı-karşılık davalı Ülgen S. hakkında 23.7.2001 günü verilen dilekçeyle haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırılmasından dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.10.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan karşılıklı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, iki davada da tarafların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacı-karşı davalının, dava dışı F... Sağlık Tesisleri ve Ticaret AŞ, Coşkun T. ve arkadaşları hakkında, eşinin ölümünden dolayı açtığı maddi ve manevi tazminat davasının dava dilekçesinde, adı geçenlere yönelik olarak; eşinin önceki doktoru olan Nil Molinas M.'in tedaviyi bırakması nedeniyle eşinin tedavisini Doktor Coşkun T.'in üstlendiğini, tüm sorumluluğu üstüne aldığı ve üç ayrı merkezde kemoterapi uygulanacağı sözü verdiği halde ilk kemoterapiyi yaptıktan sonra önceden bildiği Almanya'daki bir kongre nedeniyle işi başka bir doktora bırakarak kendisini yanılttığını, hiçbir hizmeti olmadığı halde abartılmış fatura ile kendisinden 9.855.159.672 lira alındığını, Coşkun T.'in hak etmediği ücretlerin emrivakiyle fatura edilmesi ve yaptığı tüm işlemlerin hastayı tedavi etmekten ziyade bir para tuzağı olduğunu, ölüme yaklaşan bu hastanın tedavisini üstlenen bu doktorun, hastanın ve hasta yakınlarının paniğini fırsat bilerek parasal istismar öne çıkararak kendisini zarara uğrattığını, hastanın daha önce kemoterapi gördüğünü, belirtilen rakamların içeriği ve dayanaklarının gündeme gelmediğini, hastanın daha da kötüleşmesinin istismar sonucu olduğunu; şirketin ise, hasta yatak ücreti ile refakatçi ücretinin gösterilenden fazla olduğunu, ayrıntılı hesap faturasında gösterilen ve hiç uğramayan gece doktoru için para alınmasının haksızlık olduğunu, hasta bakımı olarak istenen ve dökümü verilmeyen rakamın abartılı olduğunu, vakıfın vergiden muaf olduğu halde katma değer vergisi alındığını, dilekçenin sonuç bölümünde ise, Türkiye'de de dürüst, mesleğini haksız çıkar amacında kullanmayan, doğruları ifade eden yüzlerce doktor bulunduğu biçiminde değerlendirmelere yer verdiği; ayrıca davalı-karşı davacının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü tedavi giderlerinden indirim yapıldığı iddiasına karşı da 10.5.2001 tarihli cevaba cevap dilekçesinde Bu tamamen uydurma bir iddiadır. sözlerine yer verdiği; o davada F... Sağlık Tesisleri ve Ticaret AŞ ile Coşkun T.'in vekili olan davalı-karşı davacının ise 18.6.2001 günlü cevaba cevap dilekçesinde davacı-karşı davalı hakkında ... onun ölümünden müvekkillerimizi sorumlu tutmak, bilgisizlikten öte, ancak vicdansızlık ve insafsızlık olarak nitelenebilir. biçiminde açıklamada bulunduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada ise; davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya yöneltilen ... onun ölümünden müvekkillerimizi sorumlu tutmak, bilgisizlikten öte, ancak vicdansızlık ve insafsızlık olarak nitelenebilir. biçiminde açıklamadan dolayı; karşı davada da, davacı-karşı davalı tarafından söylenen Bu tamamen uydurma bir iddiadır. açıklaması nedeniyle karşılıklı olarak manevi tazminat istenilmiştir.
Davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının müvekkilleri hakkında ileri sürdüğü yukarıya özetlenen açıklamaları ile davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalıya yönelttiği sözler her iki tarafın da ortak kusurunu oluşturmaktadır. Tarafların bu ortak kusuru, iki tarafın eylemindeki hukuka aykırılığı ortadan kaldıracak yoğunluk ve oranda bulunmaktadır. Bu yüzden iki tarafın eyleminde de kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan söz edilemez. Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilerek, iki tarafın manevi tazminat isteminin de reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harçların istekleri halinde taraflara geri verilmesine 28.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy